MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 12.04.2011 tarih ve 2010/162-2011/58 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin bonoyu takas için davalı Banka'ya verdiğini, senet vadesi geldiğinde kaybolduğunun belirtildiğini, bono kaybından davalının sorumlu olduğunu ileri sürerek, 25.752 TL'nın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının bankadan talepte bulunabilmesi için zararın doğması gerektiğini, bononun iptali konusunda dava açtıklarını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacının bankadan talepte bulunabilmesi için zararın doğması gerektiği, yani senet borçlusuna başvurmadan işbu davayı açamayacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 05,90 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 16.01.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy