MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 09.03.2011 tarih ve 2007/33-2011/48 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili sigorta şirketine nakliyat emtia sigorta poliçesi sigortalı emtianın, davalı şirket sürücüsü idaresinde bulunan ...-... plaka sayılı araç ile 16/04/2006 tarihinde yapılan nakliyesi sırasında meydana gelen tek taraflı maddi hasarlı trafik kazası sonucunda hasarlanması sebebiyle, ibraz edilen belgelere istinaden müvekkili şirket tarafından 25/09/2006 tarihinde 18.645 TL hasar bedelinin sigortalıya ödendiğini, bu hasar bedelinin davalıdan istendiği halde ödenmediğini ileri sürerek, 18.645 TL rücuan tazminat alacağının sigortalıya ödeme tarihi olan 25/09/2006 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiz oranı ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, trafik kazasının araç sürücüsünün %100 kusuru ile meydana geldiği, taşıyıcının istihdam ettiği sürücünün kusurundan dolayı sorumlu olduğu gerekçesi ile 11.639,94 TL'nın ödeme tarihi olan 28/09/2006 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile davalıdan alınıp davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin talebinin ise reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak, dava CMR taşımasından kaynaklandığı iddia olunan alacağın tazmini istemine ilişkin olup, somut olayda tam tazminat ödenmesi koşulları da bulunmadığından davalının sorumlu bulunduğu tazminatın hesaplanmasında CMR'nin 25. maddesinin yollaması ile aynı sözleşmenin 23. maddesinin uygulanması gerekir. Bu itibarla, mahkemece öncelikle davalının sorumluluk sınırının belirlenmesi ve bilahare gerçek zararın hesaplanması, gerçek zararın tespit edilen sorumluluk sınırı olan miktarın üzerinde bulunması halinde, sınırlı sorumluluk miktarına, altında ise saptanan gerçek zarara hükmetmek gerekirken, bu hususlar nazara alınmadan tazminat miktarının belirlenmesi doğru görülmemiş hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün yukarıda yazılı nedenle davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 14.01.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.