MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 11. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 11.10.2011 tarih ve 2009/538-2011/423 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirket tarafından üretilen ve müvekkili ile özdeşleşmiş olan ürünlerinden birinin ... markalı ürün olduğunu, davalının ... ürün ambalajı ile müvekkilinin ... ürün ambalajındaki unsurları aynen kullanmak suretiyle yoğun bir iltibas yarattığını, müvekkilinin ... ürün ambalajının iltibas oluşturacak şekilde ambalaj kompozisyonu kullanmak suretiyle ortaya çıkan haksız rekabet durumunun tespitine, haksız rekabet fiillerinin önlenmesine ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, ... 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2009/1116 D.İş sayılı dosyası üzerinden verilen ihtiyati tedbir kararının hüküm kesinleşmesine kadar devamına, hükmün yayınlanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket vekili, müvekkilinin ... ibaresini tescilli marka hakkına dayalı olarak kullandığını, bu nedenle bu markanın kullanılması süresince haksız rekabetten söz edilemeyeceğini, müvekkilinin dava açıldıktan sonra ambalajı değiştirdiği için davanın konusunun kalmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davalıya ait ürün ambalajındaki tasarımların, ambalajın sahip olduğu ayırt edici renk, desen, resim, yazı gibi tüm görsel ögelerin, davacıya ait ürün ambalajı ile benzer tasarım diline sahip olması nedeniyle tüketiciyi yanıltacağından haksız rekabet hükümlerini ihlal ettiği, her iki ... ürün ambalajları ile davacının ... ürün ambalajına iltibas yaratarak TTK 56 ve devamı maddelerinde yer alan haksız rekabet ve iktisadi ve ticari hayatta uyulması gereken hüsnüniyet kaidelerine aykırı hareket ettiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve sonuçlarının kaldırılmasına ilişkindir. Davacı taraf, kendisinin kullandığı ürün ambalajının benzerinin davalı tarafından kullanıldığını iddia ederek dava açmıştır. Davalı yan ise, ambalajdaki ibare ve şeklin marka olarak kendi adına tescilli olduğunu, kullanımın tescilli markaya dayandığını savunmuştur. Bu durumda savunmanın markaya dayalı olmasına göre, davaya bakmaya görevli mahkemenin Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşılmakla görev yönünden davanın reddi gerekirken yazılı gerekçe ile karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre, sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 04.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy