MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki davadan dolayı ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 08/06/2010 gün ve 2008/146-2010/313 sayılı hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenilmekle dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
1-Mahkemece verilen karar, davalı ... tarafından temyiz edilmiş ise de dosyanın incelenmesinde, davalı ... adına tebliğe çıkan gerekçeli kararın, cezaevinde bulunduğundan bahisle infaz koruma memuruna tebliğ edildiği anlaşılmıştır. 4721 sayılı TMK'nun 407. madesi gereğince "Bir yıl veya daha uzun süreli özgürlüğü bağlayıcı bir cezaya mahkum olan her ergin kısıtlanır." Bu durumda kısıtlı hakkındaki tebligatların yasal temsilcisine yapılması gerekmektedir. O halde mahkemece, anılan davalının gerekçeli kararın tebliğ olunduğu tarih itibariyle tutuklu mu yoksa hükümlü mü olduğunun araştırılması, tutuklu olduğunun veya 1 yıldan az özgürlüğü bağlayıcı bir cezaya mahkum olduğunun anlaşılması halinde Tebligat Kanunu'nun 19 ve Tüzüğün 25. maddesi uyarınca cezaevi müdürü ya da memuru aracılığıyla tebligatın bizzat davalıya yapılmasının sağlanması, 1 yıldan fazla hürriyeti bağlayıcı cezayla hükümlü olduğunun anlaşılması halinde ise, gerekçeli kararın hükümlülük hali sona ermişse anılan davalıya, hükümlülük hali devam ediyorsa yasal temsilcisine tebliğ olunması ve temyiz süresinin beklenilmesi gerekmektedir.
2-Öte yandan, davalı ... adına çıkartılan tebligat ise “Muhatap hükümlü olup vasi kararı yok” şerhi ile iade edilmiş, bunun üzerine gerekçeli karar davalıya Tebligat Kanunu'nun 35. maddesi uyarınca tebliğ edilmiştir. Yapılan bu tebligat da usulüne uygun bulunmamaktadır. Zira, davalının Tebligat Kanunu'nun 35. maddesi uyarınca tebligat yapılan adresine daha önce yapılmış bir tebligat bulunmadığı gibi bu adres resmi kurumlarca bildirilmiş bir adres de değildir. O halde mahkemece, öncelikle TMK'nun 407. maddesi de göz önünde bulundurularak anılan davalıya vasi atanıp atanmadığının usulünce tespit edilmesi, vasi atanmışsa tebligatın vasiye yapılması, aksi halde Tebligat Kanunu hükümlerine uygun biçimde gerekçeli kararın anılan davalıya tebliğ edilmesi,temyiz süresi beklendikten sonra temyiz incelemesi yapılmak üzere dosyanın Dairemize gönderilmesi gerektiğinden anılan eksikliklerin giderilmesini teminen dosyanın mahal mahkemesine geri çevrilmesine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle dosyanın mahalline GERİ ÇEVRİLMESİNE, 23/01/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy