MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 22.12.2011 tarih ve 2011/670-2011/214 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin ortağı olduğunu, şirketin yönetim kurulu başkanı tarafından faaliyetleri, hesapları ve bilançoları hakkında diğer ortaklara bilgi verilmediğini, şirket murakıbının görevinden istifa ettiğini bu nedenle şirketin murakıbının bulunmadığını, ayrıca şirketin genel kurul toplantısının yapılmadığını, genel kurul için de bilançolar, faaliyet raporları, kar zarar hesabı gibi mali ve akçeli konularda raporların hazırlanmasının da tarafsız ehil kayyım veya kayyım heyeti tarafından yapılmasının şirket ve ortakları yararına olacağını ileri sürerek, ... 435. maddesi gereğince tedbir kaleminden olmak üzere şirketi temsil ve idare yetkili kayyım ya da kayyım heyeti atanmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı ile dava dışı ...'nin davalı şirkette münferiden imza yetkisine sahip olup, murahhas aza olduklarını, bir anlamda şirket genel kurulunu oluşturduklarını ve yönetimi de paylaştıklarını, davacının davasının yersiz olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre, ... 364 ve 365. maddeleri uyarınca genel kurulu olağan veya olağan üstü toplantıya davet yetkisi bulunan yönetim kurulunun bu yetkisini her zaman kullanabileceği ve istifa eden denetçi yerine yeni denetçi tayinini sağlayabileceği, ibraz edilen ihtarnamelerin içeriğine göre davalı şirketin diğer yönetim kurulu üyesi ...'nin genel kurulun toplanması yönünde iradesinin söz konusu olduğu, davalı şirkette yönetim boşluğu bulunmadığı, şirketin fesih ve tasfiyesinin de talep edilmediği, yönetim kurulu üyeleri arasındaki ileri sürülen sorunların davacı tarafça ibraz edilen deliler çerçevesinde kayyum tayinini gerekli kılar mahiyette olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 03,... TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 05.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy