MAHKEMESİ : ... 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29/03/2011 tarih ve 2008/318-2011/104 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi...tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalılardan N.. M..'ın asıl borçlu ...'ın ise müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı 09.01.2006 tarihli genel kredi sözleşmesi kapsamında 38.500,00 TL kredi kullanıldığını, borcun bir kısmının ödenmesine rağmen bakiye borcun ödenmediği gerekçesiyle şimdilik 7.000 TL alacağın kredi kullandırım tarihlerinden itibaren cari ticari kredi temerrüt faiz oranları üzerinden işleyecek faizi ve sair ferileri ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı..., dava dışı ... adlı kişinin kendisi adına araba alacağını belirterek kendisine noterde imza attırdığını, daha sonra kendisi adına kredi çektiğini, dava konusu kredi sözleşmesindeki imzanın kendisine ait olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, kredi sözleşmesindeki asıl borçlu olan ...'a atfen atılmış imzaların bu davalının eli ürünü olmadığının tespit edildiği, asıl kredi kullanan kişiye ait imzanın asıl borçluya ait olmadığı anlaşıldığından fer'i nitelik taşıyan müşterek borçlu müteselsil kefil diğer davalının da bu borçtan sorumlu tutulmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, davacı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına mahal olmadığına, 05/03/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy