MAHKEMESİ:FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... .... Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27.09.2011 tarih ve 2010/63-2011/168 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, “...” unsurlu markaların müvekkili adına tescilli olduğunu, davalının “......” ibaresinin tescili için ...'ye başvurduğunu, müvekkilinin başvuruya yaptığı itirazın ...-... tarafından nihai olarak reddedildiğini, davalının ibaresinin tescilinin 556 sayılı KHK'nın 7/1-b ve 8/1-b maddelerine aykırı bulunduğunu, davalı şirketin müvekkili şirketin markalarının tanınmışlığından haksız yarar sağlayacağını ileri sürerek, ...-...'nın kararının iptaline, davalı markasının hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, davacı markaları ile davalı şirket markasının 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında benzer olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket vekili, müvekkili şirket markası ile davacı markalarının 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında benzer olmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamı, toplanan deliller ve kısmen yararlanılan bilirkişi raporu doğrultusunda, davacı markaları ile davalı markasının 556 sayılı KHK'nın 8/1-b hükümleri anlamında benzer olmadıkları, davacı tanınmış markalarından 556 sayılı KHK'nın 8/4 maddesi anlamında haksız yararlanmanın söz konusu olmadığı, ... kararının hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 03,... TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 14.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.