MAHKEMESİ:FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... .... Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22/12/2011 tarih ve 2010/146-2011/244 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili tarafından “......” ibaresinin marka tescili amacıyla yapılan başvuruya yapılan itirazlar sonucu başvuru, “......” ibaresinin ... yöresine ait bir hamur tatlısı olması nedeniyle, ... tarafından KHK'nın 7/1-a, c, d, f maddeleri uyarınca başvurunun reddedildiğini, bu karara yapılan itirazın da ...'nın 2010-M-2181 sayılı kararı ile reddedildiğini, oysa bu kararın yasaya aykırı bulunduğunu, “......” tatlısının ilk olarak müvekkili tarafından üretildiğini, marka tescilinin reddine ilişkin gerekçelerin yerinde bulunmadığını, coğrafi işaret olarak gösterilmesinin de mümkün bulunmadığını ileri sürerek ... kararının iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, dava konusu marka başvurusuna ilişkin ... kararının hukuka uygun bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Diğer davalılar vekili de davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, ...... ibareli işaretin bir bütün olarak markanın esas unsurunu teşkil ettiği, ...... tatlısının bu yörede herkes tarafından bilinen ve yapılan bir tatlı olduğu, bu ibarenin tatlılar, pastacılık ve fırıncılık mamulleri bakımından vasıf bildirici olduğu, kelimenin bu hali ile ticaret hayatında herkesin kullanımına açık bulunduğu, vasıf bildirici, zorunlu ve jenerik bir ifadenin tek bir firmanın tekeline verilmesinin diğer firmalar bakımından haksız rekabet yaratacağı, ancak başvuru kapsamındaki diğer ürünlerin kökenini ifadeye elverişli bulunmadığı ve bu bağlamda ayırtediciliğinin bulunduğu gerekçesi ile ... ...'nın 2010-M-2181 sayılı kararının pastacılık ve fırıncılık mamülleri, tatlılar ürünleri haricinde kalan mallar bakımından iptaline karar verilmiştir.
Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, taraf vekillerinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye ...,... TL temyiz ilam harcının temyiz edenlerden ayrı ayrı alınmasına, 18/03/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy