MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 14.12.2011 tarih ve 2011/257-2011/429 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilli şirketin "TP+..." ibaresi için tescil başvurusunda bulunduğunu, 556 sayılı KHK'nin 7/1-b maddesi gereğince Türk Petrol Vakfı adına tescilli marka bulunması nedeniyle başvurularından "sınai amaçlı yağlar, gresler (kesme sıvıları, tüz emici - ıslatıcı ve bağlayıcı maddeler dahil) sıvı ve gaz yakıtları ile bunların katkıları" emtiasının çıkarıldığını, bu karara itirazlarının nihai olarak reddedildiğini, oysa her iki markanın ayırt edilemeyecek derecede benzer olmadığını ileri sürerek, ... ...'nın ....03.2011 tarih ve ... sayılı kararının iptaline, marka başvurusundan çıkarılan emtia yönünden tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu marka başvurusu ile redde dayanak markanın ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, müvekkili Enstitüce yapılan işlemlerin doğru olduğunu ve davanın süresinde açılmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, 556 sayılı KHK'nin 53. maddesinde, Yeniden İnceleme Değerlendirme Kurulu'nun 47. ila 52. maddelerinde belirtilen itiraz işlemleri ile ilgili kesinleşen kararlarına karşı bildirim tarihinden itibaren iki ay içinde yetkili mahkemede dava açılacağının düzenlendiği, bu sürenin, hak düşürücü süre olup, taraflarca davanın her aşamasında ileri sürülebileceği gibi, mahkemece de re'sen dikkate alınacak hususlardan olduğu, davaya konu ... kararının davacının marka vekiline taahhütlü mektupla ....03.2011 tarihinde tebliğ edildiği ancak davanın 22.07.2011 tarihinde açıldığı gerekçesi ile hak düşürücü süre yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 03,... TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 18.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy