MAHKEMESİ:FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... .... Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen ....06.2011 tarih ve 2010/192-2011/147 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin Fransa'da kurulu olup kozmetik sektöründe dünyanın önde gelen firmalarından olduğunu, müvekkilinin 07.04.2009 tarihinde WİPO yoluyla davaya konu şekil markası için ...'ye müracaat ettiğini, başvurunun 2009/55165 no ile işleme alındığını, ancak davalı tarafından 556 s. KHK'nın 7/1-a maddesi gerekçe gösterilerek başvurunun reddedildiğini, itirazlarının da ...'nın 2010-M-2212 sayılı kararı ile reddolduğunu, verilen kararların haksız olduğunu, müvekkilinin üç boyutlu şekil markalarının birçok ülkede olduğu gibi ... nezdinde de daha önceden tescilli olduğunu, müvekkilinin markasının özgün nitelikte dizayn edilmiş bir şişe şekli olup tek başına tescil edilebileceğini ve sıradan bir parfüm şişesi olmadığını, ayırtedici olduğunu, ünlü bir tasarımcıya dizayn ettirildiğini, ayrıca Paris Sözleşmesi' nin 4. mükerrer 6. maddesi uyarınca davalının tescil mükellefiyeti bulunduğunu, ileri sürerek ...'nın 2010-M-2212 sayılı kararının iptali ile 2009/55165 nolu müvekkilin markasının tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, kurum tarafından yapılan işlemlerin usul ve yasaya aykırı olmadığını, davacının tescil ettirmek istediği işaretlerin ayırt edici olmaması sebebiyle 556 sayılı KHK’nın 7/a bendi uyarınca tescilinin olanaklı bulunmadığını, Paris Sözleşmesinin 4. mükerrer 6. maddesinin B-... maddesi uyarınca başvurunun reddinin hukuka uygun bulunduğunu, savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının tescil ettirmek istediği işaretin daha önce bilinip kullanılmayan, özgün biçimde yaratılmış bir şekli ihtiva ettiği, alışılmışın dışında, özgün ve orijinal biçimlerden meydana getirildiği, sektörde genel kullanımı bulunan biçimlerden olmadığı, bu işaretin davacının üretip satışa arz edeceği emtiaları, başka bir işletmenin piyasaya süreceği ürünlerden ayırmaya elverişli olduğu, tescil olunduğu .... sınıf emtiayı akla getirmediği, ürünün özelliklerini ön plâna çıkarmadığı yahut çağrıştırmadığı gibi, ürünlerin cinsine uzak olarak anlamlarından arındırılmış biçimde yaratıldığı, gerekçesiyle Paris Sözleşmesinin 4. mükerrer 6 ile TRİPS’nin .... maddesi hükümleri de nazara alınarak, davanın kısmen kabülüne, ... ...'nın 2010/M-2212 sayılı kararının iptaline, iş bu kararın kesinleşmesi ile başvuru daha ilâna çıkacağından tescil isteminin reddine, karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 03,... TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 04.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.