MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 05.05.2011 tarih ve 2011/26-2011/100 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı, davalı kurumun kargosuna verdiği eşyalarının kaybolduğunu, yapmış olduğu müracaata davalı tarafından 150 TL zararının ödeneceğinin bildirildiğini ancak zararının daha fazla olduğunu ileri sürerek, ....500 TL'nin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacıya tazminatın ödeneceğinin bildirildiğini ancak tazminatı almadığını, Posta Kolileri Yönetmeliği'nin 78. ve Posta Kanunu'nun 50. maddesi gereği değer konulmamış koli için ödenecek tazminatın miktarının adi posta değerinin on katından fazla olamayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre, meydana gelen zararın gerçek değerinin tespiti için davacıya iddiasını ispata yarar deliller sunması için kesin süre verildiği, fakat davacının kendisine verilen süre içerisinde delillerini sunmadığı, bu şekilde HMK'nun 163. maddesini ihlal ettiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı temyiz etmiştir.
Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, davacı davalı ... Genel Müdürlüğü'nün kargosuna teslim ettiği eşyaların kendisine teslim edilmediğini ileri sürmüş olup, esasen taraflar arasında da bu konuda bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davalı, davacının taşınan eşya değerini belirtmediğinden Posta Kolileri Yönetmeliği ve Posta Kanunu doğrultusunda ödenecek tazminat miktarının davacıya ödenmesini kabul etmiştir. Buna göre mahkemece; belirtilen Kanun ve Yönetmelik hükümleri değerlendirilerek davacıya ödenmesi gereken tazminat miktarının belirlenmesi için dava konusu kargo taşıma konusunda uzman bilirkişiden rapor alınmak suretiyle davacının zarar miktarının belirlenmesi gerekirken, davalının ödemeyi teklif ettiği miktar için dahi, dava edilmediğinden bahisle, yerinde olmayan gerekçeyle ve eksik inceleme neticesinde yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacının temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 19.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy