MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... . Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 19.10.2011 tarih ve 2010/441-2011/461 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı derneğin hazırladığı ve idari makamlara ve özel şirketlere dağıtımının planlanıp sadece idari makamlara elden verildiği anlaşılan 02/03/2009 tarihli yazıyla davacı şirket aleyhine yasaya ve ahlaka aykırı eylemde bulunduğunu, bu durumun haksız rekabet oluşturduğunu, diğer davalının da adı geçen derneğin yönetim kurulu üyesi olduğunu aynı zamanda başka bir şirketin Türkiye temsilcisi olduğunu belirterek davalıların davacı aleyhine haksız rekabet yarattıklarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalılar vekilleri, zamanaşımı def'i ileri sürerek, davanın reddini talep etmişlerdir.
Mahkemece, davacının, davalı dernek aleyhine İçişleri Bakanlığı'na verdiği 04/03/2009 tarihli şikayet dilekçesinde dava dilekçesine konu ettiği hususları bildirip işlem yapılmasını istediği, İçişleri Bakanlığı tarafından yaptırılan soruşturma sonucunda düzenlenen raporda davalı derneğin eyleminin yasaya uygun bulunduğu ve bu eylem sebebiyle herhangi bir işlem yapılmasına gerek görülmediği kanaatinin belirtildiği, davacının İçişleri Bakanlığı'na verdiği dilekçe tarihi itibariyle (04/03/2009) fiili ve faili bildiği, dava tarihi itibariyle ...'nın 58. maddesinde öngörülen 1 yıllık sürenin dolduğu, davalılardan ... davalı derneğin idari biriminde görevli sekreter olması sebebiyle, belirtilen sürenin bu davalı içinde aynı tarihten başlayacağı gerekçesişyle, davanın zamanaşımı sebebiyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 03,15 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 01.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy