MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 11. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 09/06/2011 tarih ve 2010/282-2011/327 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı ... şirketi arasında ... Sk. No .../1 'de ki ev için, ... nolu poliçe ile 80.000 TL'lik eşya hırsızlık paket sigortası yapıldığını ve 14.07.2008 tarihinde evde meydana gelen hırsızlık olayından dolayı zarar meydana geldiğini ancak davalı şirkete yapılan başvuruların sonuçsuz kaldığını ileri sürerek şimdilik 31.900 TL hasar bedelinin, olay tarihi olan 14.07.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle beraber davalıdan tahsiline karar verilmesine talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, sigortalının, rizikonun gerçekleşmesine ve uğramış olduğu zarara ilişkin doğru ihbarda bulunma mükellefiyetine haiz bulunduğunu, davacı/sigortalının kasten ve kötüniyetli olarak rizikoya ve zarara ilişkin olarak doğru beyanda bulunma mükellefiyetini yerine getirmediğini, haksız kazanç teminine yönelik ihbarda bulunduğunu, sigortalı konutta yapılan incelemede, dava dilekçesinde bahsi geçen hırsızlık hadisesinin vuku bulduğuna ilişkin bir emareye rastlanılamadığını, davacının daha önceki hırsızlık hasar dosyaları da incelendiğinde çelişkili beyanların ortaya çıkacağını, davacının davasında haklı olduğunu kabul etmemekle birlikte, talep edilen sigorta zararının fahiş olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporu uyarınca rizikonun gerçekleştiği iddia olunan mahalde 1993 - 2008 yılları arasındaki onbeş (...) yıllık dönemde yirmi bir (...) kez hırsızlık ihbarı yapıldığı ve sigortalı tarafından on altı (16) kez tazminat ödemesi alındığı, 2000 yılında aynı hirsizlık olayı ile ilgili olarak üç farklı sigorta şirketine üç ayrı ihbarda bulunulduğu, çalındığı iddia olunan...ve ... adet ... kolon için 1991 ve 1993 tarihli faturalar sunulduğu, oysaki 2003 ve 2005 yıllarında meydana gelen hırsızlık olaylarında da aynı cins eşyaların çalındığının ihbar edildiği ve zararın ilgili sigorta şirketlerince karşılandığı ve fakat çalınan eşyaların yenilerinin alındığı iddiası yönünde bir delil sunulamadığı, gerçekleştiği iddia edilen hırsızlık rizikosunun gerçek bir hırsızlık olayını yansıtmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekil temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye ...,... TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 18/03/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy