MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 19.01.2012 tarih ve 2010/314-2012/24 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin keşidecisi ... San. Tic. Ltd. Şti olan 33.228,00 TL bedelli çekin hamili iken bankaya ibraz ettiğinde "çek hesabının sahte evraklara istinaden açıldığından herhangi bir işlem yapılamadığı"nın çekin arkasına yazıldığını, keşideci hakkında başlattıkları takibinin adresinin sahte olmasından dolayı semeresiz kaldığını, davalı Bankanın çek hesabı açtıran şirket hakkında gerekli inceleme ve araştırmayı yapmadan sahte evraklara istinaden işlem yaptığından kusurlu ve sorumlu olduğunu ileri sürerek şimdilik16.615,00 TL'nin 16.09.2009 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının ticari ilişkiye girdiği keşideciyi yeterince araştırmamasından kusurlu olduğunu, hesap açılma esnasında keşideci temsilcisinden noter onaylı gerekli evrakların alındığını, resmi merciilerden alınan evrakların sahteliği açıkça belli olmadığından kamu güveni prensibi uyarınca tekrar araştırılmasının hayatan olağan akışına aykırı olacağını, müvekkilinin sahtecilik konusunda uzman bilirkişi çalıştırma yükümünün bulunmadığını, müvekkiline herhangi bir kusur izafe edilemeyceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, bankaların çekle işleyecek hesap açarken, çek karnesi verirken bu işlemlerin gerektirdiği basiret ve itinayı göstermek zorunda oldukları, davacının da ticari ilişkide bulunduğu kişilerin ekonomik durumu, ödeme kabiliyetini araştırıp sonucuna göre hareket ederek özenli davranması gerektiği, davacının uğradığı zararda bankaya %50 oranında kusur atfedilmesinin dosya kapsamına ve hakkaniyete uygun bulunduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 16.614,00 TL'nin ibraz tarihinden itibaren Merkez Bankası'nın kısa vadeli kredilere uyguladığı avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davacı vekili dava dilekçesinde tam kusur iddiası ile dava açmış ise de, kusur oranını belirleyen bilirkişi raporuna karşı vermiş olduğu 02.11.2011 tarihli dilekçede kusur oranını benimseyerek bu kusur oranına göre talepte bulunduğunu belirtmiş olması, bu şekilde iddiasını genişletmesi ve davalı vekilinin de davacı vekilinin bu dilekçesinin kendisine tebliğ edildiği 06.12.2011 tarihli oturumda verilen önel üzerine ibraz ettiği ....01.2012 tarihli dilekçesinde ve yargılama sırasında açıkça karşı koymamış olmasına göre davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 885,00 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 11.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy