MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... ... 1. Asliye Ticaret (... 1. Asliye Ticaret) Mahkemesi’nce verilen ....12.2011 tarih ve 2010/166-2011/905 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili ve katılma yolu ile davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirket ile aynı sahada faaliyet gösteren davalı şirketin müvekkili şirketin tedarikçilerinden olan FPZ Spa isimli firmaya e-posta göndererek müvekkili şirketin iflas durumunda olduğu ve müvekkilden boşalacak alana talip olduklarını ima eden bir posta gönderdiğini, söz konusu ithamdan tedarikçinin açıklama istemesi üzerine haberdar olduklarını, müvekkilinin tedarikçi firmanın ... seneden daha uzun bir süredir müvekkili şirketin malzeme satın aldığı ve Türkiye distribütörlüğünü yaptığı bir firma olduğunu, davalı şirketin gerçeğe aykırı olarak müvekkili şirketi karalayıcı, itibarının zedeleyici ve kötüleyici bir ifade kullanarak haksız rekabete sebebiyet verdiğini belirterek haksız rekabetin tespitine, men'ine, yanıltıcı beyanın düzeltilmesine ve 100.000 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının adı geçen şirketin yetkili distribütörü olmadığını, davanın husumetten reddi gerektiğini, müvekkili şirketçe kastedilenin iflas etmek değil, ekonomik zorluk içinde bulunulduğunun ifade edilmesi olduğunu, müvekkilinin davalının ilişkisini bilmeden tesadüfen ilişkiye geçmesinin haksız rekabet olarak nitelendirilemeyeceğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu e-posta içeriğinde davacı adının açıkça belirtilmiş olması karşısında husumet itirazının yerinde olmadığı, ticaret sicil kayıtlarına göre, davacı şirketin iflas ettiğine veya konkordato talebinde bulunduğuna dair bir bildirim bulunmadığı gibi, şirketin tasfiyesine ilişkin bir tescil işleminin de yapılmadığının anlaşıldığı, davalının bu konudaki iddiasını ispatlayıcı belge veya bilgi sunamadığı, ticari hayatta iflas durumunda olmanın ağır sonuçları bulunmakta olup, bu hususta yanıltıcı bilgi verilmesinin kusuru ağırlaştırdığı, sürdürülen bir haksız rekabetin bulunmaması ve yazışmanın iki kişi arasında ve bilgisayar ortamında yapılmış olması karşısında haksız rekabetin men'i ile yanıltıcı beyanların düzeltilmesinin fiilen imkansız olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile haksız rekabetin tespitine, ....000 TL manevi tazminatın 29.02.2010 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekili ve katılma yolu ile davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekili ve katılma yolu ile davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 534,60 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, aşağıda yazılı bakiye 03,... TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 05.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy