MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 29.12.2011 tarih ve 2011/573-2011/690 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirket ile 11.08.2010 tarihinde komisyon sözleşmesi imzaladığını, bu sözleşmeye göre müvekkilinin kendisine ait “” adlı siteden ürün siparişi veren müşterilerin tedarikçi ile bağlantı kurmasını sağlayacağını ve siteye sipariş veren müşterilerin bilgilerini tedarikçiye aktararak satışın gerçekleşmesinde aracılık yönünde hizmet edeceğinin öngörüldüğünü, sözleşmeden sonra internet üzerinden alışverişlerin yapılmaya başlandığını ve davalının müvekkilinin kestiği komisyon bedellerini banka havaleleri ile ödediğini, ancak alışverişler başladıktan bir müddet sonra davalının sözleşmeye uymamaya ve siteyi işlevsiz hale getirmeye başladığını, müvekkilinin belirtilen siteyi kendi adına 03.07.2009 tarihinde tescil ettirdiğini, ancak davalının sözleşmeye aykırı davranarak 16.....2010 tarihinden itibaren “” adlı siteyi kullanmaya başladığını, böylece davalının yeni kurduğu bu siteyle müvekkil adına tescil edilen internet adresi (alan adıyla) ile iltibas oluşturacak şekilde ürünleri pazarlamaya başladığını, bu nedenle davalının sözleşme hükümlerine aykırı davrandığını, ileri sürerek, davalının müvekkilinin alan adıyla iltibas oluşturan www.kartsı alan adını kullanmaktan menine, davalı eyleminin haksız rekabet oluşturduğunun tespiti ile kararın ilanına, haksız rekabet nedeniyle yoksun kalınan kazançtan şimdilik 1.000,00 TL maddi, 20.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin “www.ö” adlı internet sitesi bulunduğunu, müvekkilinin kartsız alışveriş yapacak kişilere bu siteden yönlendirme yaparak “” sitesine yönlendirdiğini, davacının kullandığı alan adının (internet adresinin) ayırt edici özelliğinin olmadığını, sözleşmede müvekkilinin kendi internet sitesi üzerinden alışveriş yapamayacağına yönelik bir sınırlama olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının “” adlı alan adının 03.07.2009 tarihinde alındığı, davalının ise 16.....2010 tarihinde alan adı olarak “”adlı internet sitesini aldığı, bu sitenin ....07.2011 tarihinde bağlantısının iptal edilip aktif olmadığı, davacı tarafın "kartsız alışveriş" ibaresinden oluşan internet alanı adının başka kişilerce benzer internet alan adı alınmasına engel teşkil etmediği, haksız rekabete yönelik iddiasının subuta ermediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 03,... TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 14.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy