MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen ....02.2012 tarih ve 2010721-2012/72 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekillerii tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankadaki emekli maaş hesabına el konulduğunu ileri sürerek, 4.394,69 TL’nin temerrüt faizi ile tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının banka ile imzaladığı genel kredi sözleşmesinin .... maddesi gereğince bankaya hapis hakkı verdiğini, davacının bankaya verdiği yetkiye ve mahsup hapis ve rehin hakkına dayanarak hapis ve bloke hakkının kullanıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, her ne kadar davalı banka şubesinin Genel Kredi Sözleşmesi'nin .... maddesine göre hapis ve mahpus hakkı bulunsa da BK'nun ... ve 20, İİK'nun 82,506 sayılı Kanunun 121 ve 1479 sayılı Kanunun 67. maddeleri gereğince emekli maaşının blokesinin akit serbestisi içinde değerlendirilemeyeceği, davalının bu şekilde sebepsiz zenginleştiği, bu nedenle davalı tarafın el koyduğu emekli maaşını davacıya iade etmesi gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, daha önce mahkemenin 2009/159 esas 2009/294 karar sayılı kararı ile alacağın ....088,86 TL'lik kısmı için hüküm verildiğinden bu kısım yönünden davanın reddine, mahkemenin 2009/159 esas nolu dosyasında karar verilen kısmın dışında kalan 1.305,93 TL'nin temerrüt faiziyle birlikte tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava; davacının bağ-kur maaş hesabına davalı banka tarafından konulan bloke sebebiyle, bankacılık işleminden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
4822 sayılı Kanun'la değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun'un .../e maddesinde tüketicinin, "mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen, kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişiyi", ... (h) bendinde tüketici işleminin "mal veya hizmet piyasalarında tüketici ile satıcı-sağlayıcı arasında yapılan her türlü hukuki işlemi" ifade edeceği, aynı yasanın ikinci maddesinde ise bu kanunun, birinci maddede belirtilen amaçlarla mal veya hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini
oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsayacağı belirtilmiştir.
Somut olayda, 4077 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kalan tüketiciden ve bir tüketici işleminden söz etme imkanı bulunmadığından anılan yasanın uygulanmasını gerektirir bir husus yoktur. Ayrıca, tüketici mahkemesi bulunmayan yerlerde Tüketici'nin Korunması Hakkındaki Kanun'dan kaynaklanan uyuşmazlıklar asliye hukuk mahkemelerince görülüp sonuçlandırılacak olup, tüketici mahkemeleri asliye hukuk mahkemeleri seviyede bulunduğundan sulh hukuk mahkemesinin uyuşmazlığa tüketici mahkemesi sıfatıyla bakması bu sebeple de yerinde değildir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkindir ve taraflar ileri sürmese de yargılamanın her aşamasında resen gözetilir.
Bu itibarla, davanın dava değeri, usul hükümleri nazara alınarak sulh hukuk mahkemesi sıfatıyla görülüp, sonuçlandırılması gerekirken, tüketici mahkemesi sıfatıyla görülmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
...- Bozma sebep ve şekline göre, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, (...) numaralı bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 27.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy