MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 51. Asliye Ticaret (... Denizcilik İhtisas) Mahkemesi’nce verilen 20.12.2011 tarih ve 2010/427-2011/476 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Duygu Süzer tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkili şirketin davalıya ait ... isimli gemiye bakım ve onarım yaptığını, bu alacak için toplam 93.205,00 TL bedelli fatura kestiğini, bu fatura bedellerinden 32.000,00 TL'sinin davalı tarafından ödediğini, bakiye 61.205,00 TL miktarın ise tahsil edilemediğini belirterek, gemi alacağı için ...'nın 877. maddesinden doğan kanuni rehin hakkının tanınarak geminin sicil kaydına ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili; müvekkilinin davacıya borcu bulunmadığını, geminin satıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; kanuni ipotek alacağının borçlusunun geminin maliki olması gerektiği, oysa davaya konu geminin malikinin Akar Grup Deniz Taşımacılığı Sanayi Ticaret Ltd. Şti. olduğu, davalının geminin ilgilisi olduğuna dair dosyada herhangi bir belgeye rastlanılmadığı, yine dosyaya sunulan ve tebliğ edildiği ispat edilemeyen faturaların bir kısmının dava dışı Sebat Denizcilik firmasına kesildiği, tamir ve onarımın davaya konu gemiye yapıldığına dair de ortada bir sözleşme veya belgelerde kaptana teslim edildiğine dair gemi mührü bulunmadığından davaya konu kanuni ipotek hakkından söz edilemeyeceği, geminin sicilden terkin edilmesi nedeniyle kanuni ipotek hakkının sicile işlenemeyeceği, her ne kadar ... m. 877'ye dayandırılan kanuni rehin hakkı, levazımdan kaynaklanan ... m. 1235 hükmüne göre yorumlanması halinde bile, gemiye verilen hizmetin yukarıda açıklandığı gibi gemi kaptanına teslim edildiğine dair gemi mührünü havi bir belgenin dosyada mevcut olmaması, verilen hizmetin yolculuğun selameti ve zaruret halinde verildiğinin ispat edilememesi, davalının geminin ilgilisi bulunmaması ve geminin sicilden terkin edilmesi ile kanuni rehin hakkının uygulanmasının imkansız hale geldiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 03,... TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 04.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy