MAHKEMESİ: ... 38. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada... 38. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 21.12.2011 tarih ve 2011/110-2011/82 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkillerin murisi İsmail Küçük'ün bankadan aldığı konut kredisi kapsamında davalı tarafça 01.04.2008 tarihli hayat sigorta poliçesi ile sigortalandığını, murisin aniden geçirdiği kalp krizi neticesinde ölmesi üzerine tazminatın ödenmesi için davalıya başvuruda bulunulmuş ise de, murisin kalp rahatsızlığının sakladığı gerekçesiyle talebinin reddedildiğini, murisin ölümünden önce kalp rahatsızlığının bulunmadığını belirterek, dava dışı bankanın dain mürtehin hakkı da gözetilerek, şimdilik 50.000,00 TL tazminatın 10.02.2009 tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, 10.02.2009 tarihli ölüm belgesi kapsamında murisin 5 yıldır kalp hastalığının bulunduğunun belirtildiği, murisin doğru beyan yükümlülüğüne aykırı davrandığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, murisin kalp hastası olduğunu bildiği ve bunu sigortacıdan sakladığı yolunda bir kanıtın bulunmadığı, aksine hastalığın farkında olmadan ilerleyerek ani ölüme neden olduğunun anlaşıldığı, sigortalı tarafından dahi bilinmeyen bir rizikonun saklandığından söz edilemeyeceği, davalı sigortacının rizikonun gerçekleşmesi nedeniyle poliçede öngörülen tazminatı ödemekle yükümlü olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2.672,50 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 05.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.