MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 31.01.2012 tarih ve 2011/257-2012/22 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ile katılma yoluyla davalılar ..., ... İnş. Tar. ve San. İşl. A.Ş., ... Holding A.Ş. ve ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalılar tarafından yüksek faiz ve her an geri çekilebileceği vaadiyle para toplandığını, müvekkili tarafından davalılara 56.969 DEM ödendiğini, kısa bir süre sonra paranın istenildiği halde davalılar tarafından iade edilmediğini, ileri sürerek, müvekkilinin şirket ortağı olmadığının tesbiti ile fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak kaydıyla şimdilik 8.000,00 TL'nin ödendiği tarih itibarı ile işleyecek ticari faizi ile tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı ...Ş., ... İnşaat Tarım A.Ş., ..., ... vekili, davacı ile davalı şirket ... İnşaat Tarım A.Ş. arasındaki tek ilişkinin ortaklık ilişkisi olduğunu, davacı ile davalı şirketler arasında iddia edildiği gibi davalıyı borç altına sokacak herhangi bir hukuki işlem bulunmadığını, davalılarca davacıdan herhangi bir para tahsil edilmediğini, taraflar arasında ödünç yada borç ilişkisinin bulunmadığı gibi geçersiz kabul edilebilecek bir ilişkinin de bulunmadığını, davacının öncelikle davalı şirketlere yaptığını iddia ettiği ödemeye ispatlamak zorunda olduğunu, davacının edindiği hisse senetlerinin ... 329. maddesi uyarınca davalı şirketler tarafından geri alınması ve ... 405. maddesi gereğince de hisse bedellerinin davacıya iadesinin mümkün olmadığını, davanın hak düşürücü süre ve zamanaşımı nedeni ile de reddi gerektiği savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili, müvekkilinin pasif husumet sıfatının bulunmadığını, davacının iddialarının müvekkili yönünden soyut ve mesnetsiz olduğunu, davacının, uğradığı zararı ve bu zarar ile müvekkilinin eylemleri arasında illiyet bağı olduğunu ispat etmesi gerektiğini, davanın husumet yokluğu ve zamanaşımı sebebiyle reddi gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, gerek davalı şirket gerekse davalı şahısların ... 336. maddesi gereğince sorumluluklarının tespiti ve davacının bu yöndeki iddialarının araştırılması için bilirkişi incelemesi yapılması zorunlu olduğu, davacı tarafa verilen kesin süre içinde bilirkişi ücretinin yatırılmadığı, yazılı ve sözlü beyanlarında bilirkişi incelemesi istemediklerini ifade ettikleri, davacının tüm davalılar yönünden iddialarını kanıtlayamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve katılma yoluyla davalılar ..., ... İnş. T San. İşletmeleri Tic. A.Ş., ... Holding A.Ş. ve ... vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekili ile katılma yoluyla davalılar ..., ... İnş. Tar. ve San. İşl. A.Ş., ... Holding A.Ş. ve ... vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekili ile katılma yoluyla davalılar ..., ... İnş. Tar. ve San. İşl. A.Ş., ... Holding A.Ş. ve ... vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 03,... TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacı ve temyiz eden davalılardan ayrı ayrı alınmasına, 12.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy