MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 31.01.2011 tarih ve 2011/529-2012/24 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ile davalı ... dışındaki davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirket temsilcilerinin yüksek faiz verileceği ve parasını istediği zaman geri alabileceği taahhüdünde bulunmaları üzerine müvekkilinin belge karşılığında davalılara 115.095 DM verdiğini, davalıların aynı yöntemle binlerce gurbetçiden nakit para topladıklarını, kısa bir süre sonra müvekkilinin parasını istediğini, ancak bu güne kadar kendisine ödeme yapılmadığını, hisse senetlerinin izinsiz olarak halka arz edildiğini, ... Grubu tarafından yapılan usulsüzlüklerin SPK ve diğer resmi kurum raporlarında açıklandığını, davalılar hakkında çeşitli suçlardan suç duyurusu yapıldığını, müvekkilinin şirket ortağı yapılmasının hukuken mümkün olmadığını, kanuna uygun bir ortaklık ilişkisinin kurulmadığını, davalı ... ile yönetim kurulu üyesi olan diğer davalıların zarardan sorumlu olduklarını ileri sürerek, şimdilik 8.000,00 TL’nin faizi ile birlikte müvekkiline ödenmesine ve geçerli bir ortaklık ilişkisinin bulunmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar ... Holding A.Ş., ... İnşaat Tarım A.Ş., ..., ... vekili, davacı ile davalı şirketler arasında iddia edildiği gibi davalıları borç altına sokacak bir hukuki işlem bulunmadığını, davalılarca davacıdan para tahsil edilmediğini, taraflar arasında ödünç ya da borç ilişkisinin bulunmadığını, davacının öncelikle davalı şirketlere yaptığını iddia ettiği ödemeye ispatlaması gerektiğini, davacı ile davalı şirket ... İnşaat Tarım A.Ş. arasında ortaklık ilişkisi bulunduğunu, davacının edindiği hisse senetlerinin ...’nun 329 maddesi uyarınca davalı şirketler tarafından geri alınması ve ...’nun 405. maddesi gereğince de hisse bedellerinin davacıya iadesinin mümkün olmadığını, davacının tüm taleplerinin zamanaşımına uğradığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı vekili davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının iddialarının araştırılması, sunduğu CD ve belgeler ile davalı şirket kayıtları üzerinde uzman bilirkişi marifetiyle inceleme yapılmasını gerektirdiği, MK’nun 6. maddesi uyarınca tarafların iddialarını ispatla yükümlü olduğu, gerek davalı şirket, gerekse davalı şahısların ...’nun 336. maddesi gereğince sorumluluklarının tespiti ve davacının bu yöndeki iddialarının araştırılması için bilirkişi incelemesi yapılmasının zorunlu olduğu, davacı tarafa verilen kesin mehil içinde bilirkişi ücretinin yatırılmadığı, davacı ve vekilinin yazılı ve sözlü beyanlarında bilirkişi incelemesi istemediklerini belirtikleri, davacının davasını kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ile davalı ... dışındaki davalılar vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekili ile davalı ... dışındaki davalılar vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekili ile davalı ... dışındaki davalılar vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 03,... TL temyiz ilam harcının temyiz edenlerden ayrı ayrı alınmasına, 14.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy