MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... .... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 04.02.2011 tarih ve 2007/268-2011/261 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin 2003 yılında ... isimli markayı ... nezdinde tescil ettirdiğini, bu markanın "..." ve "..." kelimelerinin birleşik hali olduğunu, bu durumun hiçbir anlam içermediğini, açık olması halinde "... Güneşi" anlamına geldiğini, müvekkili şirketin ise 2004 yılında ananonim türküleri ve enstrümanların icralarının yer aldığı CD üretip piyasaya çıkardığını, bu CD ye "... ... Güneşi" ismini verdiğini ve 2004 yılından itibaren alenileşip tanıtıldığını, davalı şirketin bu kez 2005 yılında davacı şirketin umuma arz ettiği ve tanıttığı şekilde aynı logoyu ve ismi kullanarak ...'ye müracaat ederek 2005/35758 sayı ile marka tescilinde bulunduğunu, davalının kötü niyetli olduğunu, davacının gerçekleştirdiği tanınmışlıktan yararlanma ve haksız kazanç elde etme amacına yöneldiğini ileri sürerek söz konusu 2005/35758 sayılı "... ... Güneşi + Şekil" ibareli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının müvekkili tarafından piyasaya sürülen folklor müzikleri VCD'sinin tıpkısını piyasaya sürerek haksız kazanç elde etmek istediğini, bu konuda davacı aleyhine VCD'lerin toplatılmasına, şahsı aleyhine cezalandırılması amacıyla kamu davası açılmasına karar verildiğini, halen derdest olduğunu, asıl amacın bu davayı açmakla ceza davasını sürüncemede bırakmak olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı uyarınca "... ... Güneşi+Şekil" ibaresinin 556 sayılı KHK kapsamında ayırt edici nitelikte olduğu, davacının markaya ilişkin hükümsüzlük talebinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 05,90 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 11.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy