MAHKEMESİ:TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 30.11.2011 tarih ve 2009/361-2011/446 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin ....02.1978 tarihinde davalı şirketle hayat sigortası poliçesi imzaladığını, poliçenin vadesinin dolması üzerine müvekkilinin davalı şirkete başvurduğunu, davalı şirketçe toplam poliçe bedelinin 32,00 TL olduğunun bildirildiğini, devletin kontrolü altında nemalandırılması gereken primlerin bu derece düşük hale gelmesinde sigorta şirketi'nin kusurlu olduğunu ileri sürerek şimdilik fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ....000 TL'nin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, poliçe üzerinde belirtilen tazminat ve kâr payı tabloları doğrultusunda süre sonunda alınacak tazminatın belirlendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, sigorta sözleşmesinde davalı sigorta şirketinin aylık primlerin az olması nedeniyle bir uyarı yükümlülüğü bulunmadığı, davacının aylık primlerin az olması nedeniyle sigorta süresi sonunda alabileceği tazminat tutarını bilmesine rağmen hareketsiz kaldığı, davalı tarafından sigorta sözleşmesine ve yasal düzenlemelere uygun olarak hesaplama yapıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
...- Davalı vekili, her ne kadar 16.04.2012 tarihli ek dilekçe ile vekalet ücreti yönünden kararın düzeltilerek onanmasını talep etmişse de, davalı vekilinin temyiz dilekçesi süresinde olmadığı gibi, temyiz defterine kaydedilip harcı yatırılmış da değildir. Temyiz dilekçesinin verilme usulü HUMK'nın 434'ncü maddesinde açıklanmış olup, buna göre temyiz dilekçesinin temyiz defterine kayıt ettirilip, temyiz harcının yatırılmış olması gerekmektedir. Davalı vekili tarafından bu işlemler yapılmaksızın verilmiş temyiz dilekçesinin incelenme kabiliyeti bulunmaması nedeniyle temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, (...) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE, alınmadığı anlaşılan 90,00 TL temyiz başvuru harcı ile 24,30 TL temyiz ilam harcının davalıdan alınmasına, aşağıda yazılı bakiye 03,... TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 11.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.