MAHKEMESİ:TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 35. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 19.12.2011 tarih ve 2011/348-2011/103 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin C Grubu %28,5 hissesinin sahibi olduğunu, 12/04/2011 tarihinde yapılacak olan Olağan Genel Kurul Toplantısına katılmasının istenildiğini, davetiye ekinde genel kurul gündeminin gönderildiğini, gönderilen gündemin sermaye maddesinin ve idare meclisi maddelerinin ana sözleşme tadili öngörüldüğünün bildirildiğini, müvekkilinin kendisine gönderilen metin ile 12/04/2011 tarihinde genel kurulda alınan karar sonucu ortaya çıkan metnin aynı olup olmadığını genel kurul esnasında fark edemediğini ve bu nedenle de bilmeden ve rızasıyla olumlu oy kullandığını, alınan genel kurul kararındaki bu değişiklik nedeniyle hamiline yazılı olan payların nama yazılı hale geldiğini, bunun ise farklı satış ve delil prosodürlerine tabi olması nedeniyle delil kabiliyetini kısıtladığını, bu nedenle alınan kararların usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek iptaline ya da yoklukla malul olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının bizzat genel kurula katıldığını, müzakere edilen sermaye ile ilgili maddenin davacının da olumlu oyu ile karara bağlandığını, bu karara uygun şekilde davacının daha sonraki tüm süreçlere uyduğunu, davacının karar kapsamında kendi payına düşen karı da hiçbir çekince ortaya koymaksızın tahsil ettiğini, artırılan sermayeye tekabül eden hisselerin nama yazılı olmasının yasa gereği olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, yasaya aykırı şekilde genel kurulda karar alınmasının söz konusu olmadığı, davacı yana tasarı metinde gönderilen ve fiilen uygulanması mümkün olmayan şekilde artırılan hisselerin hamiline şekilde düzenlenmesi mümkün olmadığından alınan kararın yoklukla malul bir karar olmayıp, kanun hükmünün yerine getirilmesinden ibaret olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 03,... TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 14.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy