MAHKEMESİ:TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 19.01.2012 tarih ve 2010/681-2012/11 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin işçisi olarak çalışan ...'in geçirdiği iş kazası sonucu malül olduğunu, bu nedenle ... İş Mahkemesi'nde açılan davada, asıl işveren sıfatıyla müvekkilinin maddi ve manevi tazminat ödemesine karar verildiğini ve bu kararın kesinleştiğini, anılan karar uyarınca müvekkilinin icra dosyasına ödeme yaptığını, davalı ile müvekkili arasında imzalanan sözleşme uyarınca müvekkilinin ödediği tazminattan davalının sorumlu bulunduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 24.06.2011 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 81.862,98 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı vekili,... İş Mahkemesi'ndeki davanın kendilerine ihbar edilmediğini, ihbar edildiği kabul edilse bile dava tarihinden çok sonra ihbar edildiğini, kazaya neden olan aracın yedek parçasını sözleşme uyarınca temin etmeyen davacının ödediği tazminatı müvekkilinden isteyemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, üst işveren olan davacının ödediği tazminatı kusuru oranında alt işverene rücu edebileceği, sözkonusu kazada davacının % 25, araç sürücüsünün % 25 ve davalı şirketin % 50 oranında kusurlu bulunduğu, araç sürücüsünün kaza tarihinde davalı şirket çalışanı olduğu, Borçlar Kanunu'nun 55. maddesinde, adam çalıştıran kişinin, çalıştırdığı adamların 3. kişilere verdiği zararlardan sorumlu olacağının kabul edildiği, dolayısıyla araç sürücüsünün kusurundan da davalının sorumlu bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, tahsilde tekerrür olmamak üzere 81.862,98 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 4.376,00 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 03.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.