MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 14. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen ....03.2011 tarih ve 2009/40-2011/159 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraflar vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında müvekkilinin tesis edeceği ipoteklerin değerlendirilmesi konusunda sözleşme yapıldığını, müvekkilinin dava dışı şirkete vereceği mallara karşılık şirketten ipotek talebinde bulunduğunu, buna istinaden taşınmazların değer tespitinin davalı tarafından yapıldığını, dava dışı şirketin borcunu ödememesi nedeniyle ipotek konulan taşınmazların paraya çevrilmesi için takip başlattığını, ancak kıymet takdir raporlarına göre tespit edilen değerin davalı tarafından tespit edilen değerden çok altında kaldığını, bundan dolayı müvekkilinin zarara uğradığını ileri sürerek, ....000 TL'nin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili şirket tarafından hazırlanan dava konusu değerleme raporlarının hazırlandığı tarih ve koşullarda değerlendirilmesi gerektiğini, ayrıca değerlendirme raporlarını hazırlarken ... tarafından çıkarılan tebliğde ifade olunan tüm ilkelere riayet ederek değer takdiri belirlendiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre, ipotekli taşınmazların davalı tarafça değer toplamının 478.573,25 TL, icra müdürlüklerince yapılan kıymet takdir raporlarında 222.185,74 TL, alınan bilirkişi kurulu tarafından 238.000 TL olarak belirlendiği, davacının dava dışı şirketten tahsil edilemeyen 298.191,24 TL alacağının bulunduğu, taraflar arasındaki sözleşmenin vekalet sözleşmesi olarak değerlendirilmesi gerektiği, davalı şirket tarafından belirlenen değer ile gerçek değerlerin davalının değer saptamasında bulunurken özensiz davrandığına ilişkin bir görünüm yaratacak derecede olduğundan davacının ispat zorunluluğunu yerine getirdiği, 2006 yılında başlayıp devam eden krizin bir vakıa olduğu ancak kriz nedeniyle düşen taşınmaz değerlerine göre değil değerlendirmenin yapıldığı tarihteki gerçek değer belirlenerek aradaki teminatsız kalan fark tutardan davalının sorumlu tutulması gerektiğinden krizin taşınmaz değerleri üzerindeki etkilerinin araştırılmasına gerek görülmediği, icrada ne kadar değer biçilip ne miktara satılacağının, sonradan kriz nedeniyle meydana gelen değer düşmesinden dolayı da sorumluluğunun bulunmadığı, dava dışı şirketten tahsil edilemeyen alacaktan mahkemece tespit edilen miktarın çıkarılması ile 60.191.24 TL davacı alacağının davalının kusuru ile teminatsız kaldığı, davalı şirket tarafından icra dosyalarında tespit edilen değerler üzerinden gayrimenkullerin değerleri doğru tespit edilmiş olsaydı ve davacının teminatsız kalan alacağı için bu tutarda teminat alsaydı bile icra dosyalarında gayrimenkullerin tespit edilen satış bedelleri üzerinden ancak .... satışlarda %40'ına tekabül eden bedeller üzerinden satışının gerçekleşebileceği, bu durumda davalı şirketin edimini gereği gibi yerine getirmiş olması halinde dahi davacının teminatsız kaldığı tespit edilen alacağın %60 riskinin davacı, %40 riskinin davalı üzerinde bırakılmasının hakkaniyete uygun olacağı gerekçesiyle, ıslahla arttrılan miktar üzerinden 24.076.49 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraflar vekilleri temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, taraflar vekillerinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, taraflar vekillerinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 03,... TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, aşağıda yazılı bakiye 1.284,60 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 12.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy