MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 12/09/2011 tarih ve 2009/206-2011/529 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin murisi ...’in adına kayıtlı bulunan ... mh. 272 ada, 304 parseldeki 4. kat 13 nolu bölüm üzerine, ... Bankası ... Şubesi lehine ipotek koydurup, kredi aldığını, aynı zamanda hayat sigortası yaptırdığını, davacıların murisinin vefat ettiğini, muris lehine yapılan hayat sigortasından dolayı hak edilen bedelin tahsili için işbu davayı açtıklarını ileri sürerek, 7.000 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili ile ... arasında Tüketici Kredilerine Yönelik Hayat Sigortası sözleşmesi imzalandığını, poliçede lehtar olarak ... Bankası olup ölüm tazminatını bankanın talep edebileceğini, sigortalı varisleri olan davacıların dava açma sıfatları bulunmadığını, savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın dayanağı olan sigorta poliçesinde dava dışı ... Bankası ... Şubesi'nin lehdar olduğu, bu itibarla davacıların aktif dava ehliyeti bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, kredili hayat sigortası sözleşmesine dayalı alacağın tahsili istemine ilişkindir.
Somut uyuşmazlıkta, sigorta poliçesinin dava dışı banka tarafından açılan krediye teminat olarak düzenlendiği anlaşılmaktadır. Bu durumda, kredi borcu ödenmemiş ise sigorta bedelini talep hakkı öncelikle dava dışı bankaya ait olup, ancak artan kısım varsa davacıların bunu istemesi mümkündür. Mahkemece, kredi borcunun ödenip ödenmediği, davacıların isteyebileceği bir tutar kalıp kalmadığı ve dava dışı bankanın davaya ve sigorta bedelini davacıların tahsil etmesine muvafakatı olup olmadığı belirlenmeksizin, davacıların aktif dava ehliyeti bulunmadığından bahisle yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın davacılar yararına bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davacılar vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacılar yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenle davacılar vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmediği, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 24/01/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy