MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 11/05/2011 tarih ve 2008/27-2011/217 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin izin verilen faaliyet konuları dışında Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin anayasal düzenini silahlı mücadele ile ortadan kaldırarak yerine marksist leninist ilke ve ideolojiye dayalı devlet düzeni kurmak isteyen illegal terör örgütlerinin hedeflerine ulaşmasını sağlamak ve terör örgütü ile ilgili propaganda yapmak için faaliyet göstererek kanun ve esas sözleşme hükümlerine aykırı davrandığını ileri sürerek, ...’nun 274. maddesi gereğince davalı şirketin fesih ve tasfiyesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili şirketin kuruluşundan bugüne asıl faaliyet alanının her türlü yayıncılık faaliyeti olup yayınları hakkında dava açılmış olmasının şirketin amacı dışında faaliyet yürüttüğü anlamına gelmeyeceğini, yayında suç işlenip işlenmediğinin ayrı bir konu olduğu, üstelik masumluk karinesi gereğince iddianame düzenlenmesinin suç işlendiğinin kabulüne yeterli olmayacağını, şirket haklarında verilmiş bir mahkumiyet kararı bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, iddia, savunma, ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalı şirketin yazı işleri müdürü olan ... aleyhine ... isimli gazetenin çeşitli nüshalarında silahlı terör örgütlerinin propagandasını yaparak bu örgütlere yardım ve yataklıkta bulunmak, 3713 sayılı kanuna muhalefet, terör örgütlerinin bildiri ve açıklamalarına yer vermek, kamu görevlilerini hedef göstermek suçlarından kamu davası açılmış ise de, kamu davasının 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/... maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılmasına karar verildiği, davalı şirketin ana sözleşmesinde faaliyetinin her türlü yayıncılık olarak belirtildiği, davalı şirketin yaptığı yayınların kanuna ve esas sözleşmedeki hükümlere aykırı olmadığı, kamu düzenine aykırı olduğu konusunda ise soyut iddia dışında bir delilin, ceza mahkemelerince verilmiş bir mahkumiyet kararının mevcut bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, davacı taraf harçtan muaf olduğundan dolayı, harç alınmasına mahal olmadığına, 18.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy