MAHKEMESİ:FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen ....2011 tarih ve 2010/131-2011/237 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin "Roguie" ibareli markanın tescili için başvuruda bulunduğunu, müvekkili adına tescilli ve toplumca tanınmış "Advantage Rogue" ve "Rogue+şekil" markaları gerekçe gösterilerek davalı kurumun Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu'na yaptıkları itirazlarının reddedildiğini, müvekili markasının tanınmış marka olduğunu, markalar arasındaki benzerliğin iltibasa sebebiyet vereceğini, davalının haksız menfaat elde etmesine yol açacağını ileri sürerek itirazın reddine ilişkin 2010-M-2062 sayılı kararın iptalini, davalı markasının hükümsüzlüğünün tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, “Rougie" ibareli başvuru ile itiraza gerekçe olarak gösterilen "Rouge şekil" ibareli marka benzer olsa da, dava konusu başvurunun tescili için WIPO'ya .../03/2009 tarihinde başvuruda bulunulduğunu, markaların benzer olmadığını, “tanınmışlık iddiasının ispatlanmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı Euralis Gastronomie vekili, 2001 yılından beri Türkiye piyasasında bulunduklarını, davacı markasının geçmişinin ancak 2008 yılına uzandığını ve “ruj” anlamına geldiğini, oysa müvekkili markasının özel isim olup “roji” olarak okunduğunu, özel yazı karakterleri ve şeklin markaları farklılaştırdığını, diğer davacı markasının başvurudan sonra olması sebebiyle değerlendirilecek tek markanın “Advantage Rogue” olduğunu, “Advantage” ayırdedici unsurundan dolayı onun da müvekkilinin markasına benzerliği olmadığı gibi farklı mal ve hizmetler için tescilli olduğunu, davacının tanınmışlık iddiasının gerçeği yansıtmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre taraf markalarının benzer olmadığı, kurum kararının iptali ve hükümsüzlük koşularının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 03,... TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 18.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.