MAHKEMESİ:TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen .../01/2012 tarih ve 2011/497-2012/56 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının davalı şirkete yatırılan paranın her an geri alınabileceği, karşılığında yüksek oranlarda faiz verileceği garantisiyle, kâr ve zarara katılım hesabına 22.877,76 EURO (40.000 DEM) para yatırdığı ve kendisine hesap cüzdanı verildiği, bu miktarın Euro karşılığının 47.052,68 TL olduğu, talep ettikleri halde paranın iade edilmediğini, çektikleri ihtarnameye de cevap alamadıklarını, davalı şirketin para toplama faaliyetinin yasa dışı olduğunu, diğer davalılar olan özel kişilerin ise davalı şirketin yöneticileri olduklarını, yasa dışı para toplama faaliyetinden şahsi sorumluluklarının bulunduğu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 40.000,00 DEM karşılığı 22.877,76 Euro'nun karşılığı olan 47.052,68 TL'nin 3095 sayılı Kanun m.4/a uyarınca Euro faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesi talep ve dava etmiştir.
Davalı T.H Ihlâs Finans Kurumu A.Ş vekili, davacının kâr ve zarara katılım hesabına para yatırdığını, ancak bu arada davalı şirketin tasfiye sürecine girdiğini, tasfiye süreci tamamlanmadan şirketin kâr edip etmeyeceğinin belli olmadığını, bu nedenle öncelikle tasfiye sürecinin tamamlanmasının gerektiğini, tasfiye bakiyesi kaldığı takdirde bu miktarın talep edilebileceğini, dolayısıyla davacının alacağının muaccel olmadığını, davanın bu aşamada erken açıldığını, Yargıtay'ın yerleşik kararlarının da bu yönde olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Diğer davalılar ... ve ... vekili, davacının davalı şirket hesabına para yatırdığını, kendilerinin sorumluluklarının bulunmadığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davalı finans şirketi yönünden, şirketin halen tasfiye halinde olduğu ve tasfiye sonuçlanıp şirketin kâr veya zarar durumunun tespit edilmediği, davacının kâr ve zarar hesabına yatırdığı para hakkında talepte bulunmasının bu aşamada mümkün bulunmadığı, dava tarihi itibariyle alacağın henüz muaccel hale gelmediği, davalı şirket hakkında açılan davanın zamansız açıldığı, diğer davalı özel kişiler yönünden ise, kendilerinin davalı şirketin yöneticisi oldukları, şirketin eylemlerinden şahsi sorumluluklarının bulunmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 03,... TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, ....03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy