MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Akdağmadeni Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 14.02.2012 tarih ve 2011/375-2012/45 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:Davacı vekili, müvekkillinin tescilli ... ibareli markanın sahibi olduğunu, müvekkili ile aynı işkolunda faaliyet gösteren davalının da müvekkiline ait marka ile benzer şekilde ... ibaresini kullandığını, bu suretle haksız rekabete yol açtığını ileri sürerek, haksız rekabetin menine ve iltibasa neden olan ürünlerin imhasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı temsilcisi, kendilerince tescilli ticaret unvanının kullanıldığını ve bu ibare ile davacı markası arasında benzerlik bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının tescilli ticaret unvanının terkini istenilmediği, davalının tescilli ticaret unvanını kullanmasının haksız rekabet oluşturmayacağı, kaldı ki davalının unvanı ile davacı markası arasında benzerlik de bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, 556 sayılı KHK’den kaynaklanan marka hakkına tecavüz iddiasına dayalı haksız rekabetin önlenmesi istemine ilişkindir.Uyuşmazlığa uygulanacak olan 556 Sayılı KHK’nin 71. maddesi uyarınca, bu KHK’de öngörülen davalarda görevli mahkeme, ihtisas mahkemeleridir. Asliye hukuk ve asliye ceza mahkemelerinden hangilerinin ihtisas mahkemesi olarak görevlendirileceği ve bu mahkemelerin yargı çevresi, Adalet Bakanlığı’nın teklifi üzerine Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nca belirlenir. Fikri ve Sınai Hukuk Mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, görev ilişkisidir. Mahkemelerin görevine ilişkin kurallar kamu düzenine ilişkin olup temyiz dahil, yargılamanın her aşamasında resen dikkate alınır. Bu durum karşısında mahkemece, dava konusu uyuşmazlığın mahkemenin görev alanında bulunmadığı kabul edilerek, öncelikle görev hususunun değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
2- Bozma neden ve kapsamına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 03.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy