(6100 S. K. m. 266) (Tarım Ürünleri Dolu Sigortası A.1)
Dava ve Karar: Taraflar arasında görülen davada Akşehir Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 02/04/2009 tarih ve 2004/817-2009/211 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Mehmet Alper Bostancı tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşüldü düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinle davalı şirket arasında dolu sigortası poliçesi düzenlendiğini, sigorta örtüsü altına alınan buğday mahsulünün dolu yağışı nedeniyle zarara uğradığını ileri sürerek, hasar bedeli olan 19.040 TLnin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, sigortalı ürünün poliçe tanzimi öncesinde hasarlı olduğu hususunun davalı tarafça kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 17.136 TLnin 20.06.2004 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, dolu sigortası poliçesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Davacı vekili, müvekkiline ait arazide ekili olan buğday mahsulünün dolu yağışı nedeniyle hasarlandığını ileri sürerek işbu davayı açmış, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilerek ekspertiz raporunda yazılı olan hasar oranı üzerinden hüküm kurulmuştur. Ancak, davalı yanın hasar miktarına karşı çıktığı ve hasar miktarı konusunda yanlar arasında uyuşmazlık olduğu gözetilerek, konusunda uzman bilirkişi tarafından verilecek rapor kapsamında davacının gerçek zararı tespit edilerek somut olarak saptanmadan, ekspertiz raporunda belirlenen miktarın hüküm altına alınması doğru olmamış, hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 06.02.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy