MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 30.01.2012 tarih ve 2007/448-2012/19 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı-karşı davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 03.12.2013 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı-karşı davacı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, özel bir havayolu şirketi yöneticisi ve pilotu olan müvekkilinin işlerinin yoğunluğu ya da başka nedenlerle taşıyamadığı yolcularını yaptığı anlaşmalarla özel uçuş yapan başka şirketlere aktardığını, bu hallerde uçuşu gerçekleştiren şirketin muhatabının müvekkili olduğunu, bu bağlamda müvekkili ile davalı arasında süresi 19,5 saat, saat ücreti 7.487,18 ABD Dolar üzerinden toplam bedeli 146.000 ABD Doları olan “İstanbul-Sofya-Dubai-Maldiv Adaları-Dubai-Sofya-İstanbul” özel uçuşunun davalı şirket tarafından yapılması konusunda mutabakata varıldığını, uçuş bedeli olan 146.000 ABD Dolarının davalının 02.08.2006 tarihli faturasına istinaden müvekkili tarafından peşin olarak ödendiğini, ancak davalının üstlendiği uçuşun “Dubai-Sofya-İstanbul” bölümünü gerçekleştirmediğini, bu nedenle müvekkilinin müşterisi olan şirkete 23.500 ABD Doları ödediğini, yapılması gereken toplam uçuşun 19,5 saat olup, bunun 6,20 saatlik kısmının gerçekleştirilemediğini, gerçekleştirilmeyen uçuş nedeniyle müvekkilinin müşterisine ödediği miktar karşılığı olarak düzenlenen ve davalıya gönderilen faturalar bedelinin davalı tarafından ödenmediği gibi başlatılan icra takibine de haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek, davalının takibe vaki itirazının iptaline, takibin devamına ve %40'tan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı taşıma sözleşmesi yapılmasına aracılık etmekte olup, kendi nam ve hesabına hareket ederek icra takibi yapması ve dava açmasının mümkün olmadığını, davacının iadeye hak ettiği bir bedelin bulunmadığını, uçuşun Dubai-Sofya hattının uçakta meydana gelen teknik bir arıza nedeniyle tarifeli uçakla yaptırıldığını, yolcular mağdur edilmeden uçuşun planlandığı gibi tamamlandığını, müvekkilinin hizmetinden faydalanan yolcuların herhangi bir tazmin istemlerinin bulunmadığını savunarak, davanın husumet ve esas yönlerinden reddini istemiş; açtığı karşı davada ise taşıma işinin eksiksiz olarak ifa edildiğini ileri sürerek, davacı-karşı davalıya borçlu olunmadığının tespitini talep ve dava etmiştir.
Davacı-karşı davalı vekili, yerinde olmayan karşı davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu uyuşmazlığa Türk Sivil Havacılık Kanunu ve TTK. hükümlerinin uygulanması gerektiği, dava konusu olaya uygulanacak hükmün TTK'nun 803. maddesi olup, sefer başladıktan sonra uçakta ansızın meydana gelen arıza nedeniyle yolculuğun tamamlanamadığı, fiili taşıyıcının yolcuları tarifeli uçakla Dubai-Sofya arası taşıdığı, Sofya-İstanbul arası uçuşun ne olduğunun ise bilinmediği, bu durumda yolcuların İstanbul-Sofya-Dubai-Maldiv Adaları-Dubai arası taşıma ücretini ödeyerek sözleşmeden caydıklarının kabulü ile davacının takibe konu 23.500,00 ABD Doları davalıdan alacaklı olduğu, karşı davanın ise reddinin gerektiği sonucuna varılarak, davalı-karşı davacının takibe itirazının 23.500,00 ABD Dolarının takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanunun 4/a maddesi gereği uygulanacak faiziyle BK'nun 83.maddesi uyarınca ABD Dolarının ödeme tarihindeki TL karşılığı ödenmek üzere davalı-karşı davacının itirazının iptali ile takibin devamına, davalı-karşı davacı takip tarihinde temerrüde düşürüldüğünden fazlaya ait faiz talebine ilişkin itirazın iptali talebinin reddine, %40 icra inkar tazminatı olan 12.603,52 TL'nin davalı-karşı davacıdan alınmasına, davalı-karşı davacının menfi tespit davasının ise reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı-karşı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı-karşı davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı-karşı davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 1.683,10 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 05.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy