MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... .... Sulh Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 27.12.2011 tarih ve 2011/660-2011/1202 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, ...’in davalı ... Şubesinde müdür olarak görev yaptığı dönemde davacıyı yanıltarak davalı bankanın bilgisi dahilinde davacıdan %120 faizle 870 TL aldığını, bu paranın 1.131 TL olarak 29.12.1997 tarihinde iadesi gerekirken dava tarihine kadar ödenmediğini ileri sürerek, 1.131 TL’nın 29.12.1997 tarihinden itibaren %120 oranında faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, ... Bankası ... A.Ş’nin ....12.1999 da ...’ye devredildiğini, 26.01.2001'de ... A.Ş. ile birleştirildiğini ve ... A.Ş’ne satıldığını, diğer davalı ...Yatırım Menkul Değerler A.Ş'nin de 19.12.2001 de imzalanan devir sözleşmesi ile ... Yatırım Menkul Değerler A.Ş'ne satıldığını, davanın zamanaşımına uğradığını, davalı bankanın somut olay ile bir ilgisinin bulunmadığını, ...’in iş sözleşmesinin 26.04.1996 tarihinde feshedildiğini, diğer davalının ise 01.01.1997 tarihinde faaliyete başladığını, ayrı bir tüzel kişiliği olduğunu ve ...’in davalı ...Yatırım Menkul Değerler A.Ş. bünyesinde hiç çalışmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının ... antetli satım belgesiyle 29.09.1997 tarihinde hazine bonosu satın aldığı, ...’in iş sözleşmesi 16.04.1996 tarihinde feshedilse de adı geçenin bankadaki görevine devam ettiği, bankadaki makam odasında oturarak davacıyı yanılgıya düşürdüğü, bankanın ise bu sorumluluğa iştirak ettiği, davacınında olay nedeniyle %25 müterafik kusuru olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 848,25 TL asıl alacak, 4.421,46 TL faiz olmak üzere 5.269,71 TL alacağın davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
...-Ancak; davacı taraf olayda %25 oranında kusurlu kabul edildiği halde, anılan oran üzerinden yargılama giderinin taraflara yükletilmemesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK'nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (...) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün .... fıkrasında geçen “300 TL” ibaresinin çıkartılarak yerine “246,30 TL” ibaresi yazılarak kararın bu şekli ile davalılar yararına DÜZELTİLEREK ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalılara iadesine, 20.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.