MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen ....2011 tarih ve 2011/635-2011/196 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin pasaport işlemleri sırasında davalı bankaya ait kredi kartı borcunun ödenmemesi sebebiyle hakkında icra takibi başlatıldığını ve mal beyanında bulunmadığından ceza aldığını tespit ettiğini, ancak kimlik bilgilerini içeren sahte kimlik ile usulüne uygun olmayan işlemler sonucu bir takım kişilerce müvekkili adına kredi kartı çıkartıldığını ve borçlandırıldığını, mahkemeye başvurması sonucu yapılan incelemede kredi kartı sözleşmesindeki imzanın müvekkiline ait olmadığının anlaşıldığını, ayrıca davalı bankaya karşı açtığı menfi tespit davasının kabul edildiğini, bu şekilde müvekkilinin icra ve hapis tehdidi altında kaldığını, davalı bankanın açık ve ağır kusurlu işlemi sonucunda maddi ve manevi zarara uğradığını ileri sürerek, 1.000 TL maddi ve 20.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının haksız fiili öğrenme tarihinin 03.11.2004 olması nedeniyle, davanın zamanaşımına uğradığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre, davacının açmış olduğu menfi tespit davası kararının kesinleşme tarihine göre davanın bir yıllık süre içerisinde açıldığı, dolayısıyla talebin zamanaşımına uğramadığı, davalı bankanın kredi kartı sözleşmesi düzenlerken gerekli özeni göstermediği, sahte nüfus kaydına dayalı olarak davacının kimlik bilgileriyle başkasına kredi kartı verdiği, imzanın davacıya ait olmadığının tespit edildiğinden borçlu olmadığına karar verildiği, davalı bankanın kredi kartı verirken özenli davranması gerektiği, davacının sahte imza ile verilen kredi kartından dolayı borçlu ve sanık olmadığını ispatlamak için uğraş verdiği ve bu olaylar nedeniyle manevi üzüntü duyduğu, maddi tazminat talebinin yerinde olduğu gerekçesiyle, ....540 TL maddi ve 5.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 455,40 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, ....03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy