MAHKEMESİ:FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... .... Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 16.02.2012 tarih ve 2011/138-2012/22 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin 2009/46072 sayılı '' ... İletişim ltd. Şti.+ şekil'' ibareli marka başvurusuna müvekkiline ait ''..., ...'' ibareli markalar gerekçe gösterilerek itiraz edilmiş ise de, ... kararı ile itirazın nihai olarak reddine karar verildiğini, davalı başvurusu ile müvekkil markalarının ayırtedilemeyecek derecede benzer olduğunu, davalı marka başvurusunun müvekkiline ait tanınmış markalarla iltibasa sebebiyet vereceğini belirterek ... kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, başvuru konusu marka ile itiraza mesnet markaların benzer olmayıp, iltibas tehlikesi bulunmadığını, ''macro'' ibaresinin ayırtediciliği düşük bir ibare olduğunu, 556 sayılı KHK m. 8/4 koşullarının gerçekleşmediğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket vekili, müvekkili başvurusu ile davacı markalarının iltibasa sebebiyet verecek derecede benzer olmadığını, tarafların çalışma alanlarının farklı olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı markaları ile davalı başvurusu arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sescil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, ''...'' ibaresinin marka olarak ayırtediciliğinin zayıf olduğu, davalı başvurusunun davalının 2002 yılından buyana tescilli olarak kullandığı ticaret unvanından oluştuğu, taraflar arasında 2002 yılından bu yana 19. ve 37. sınıf ürün ve hizmetlerle ilgili bir iltibas doğduğuna ilişkin bir uyuşmazlık bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 03,... TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 12.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.