MAHKEMESİ:TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 15/09/2011 tarih ve 2009/418-2011/342 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili tarafından nakliyat emtia sigorta poliçesi ile sigorta edilen donmuş gıda emtiasının, davalı kurumun sorumluluğundaki limanda bulunduğu sırada hasara uğradığını, hasar bedelinin müvekkilince sigorta ettirene ödendiğini, liman sahasındaki gözetim ve denetim yükümlülüğünü yerine getirmeyen davalının meydana gelen zarardan sorumlu bulunduğunu ileri sürerek, 13.148 TL'nin avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, zararın meydana gelmesinde müvekkilinin herhangi bir kusurunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava dışı sigorta ettirene ait konteynerin davalının işlettiği liman sahasında bulunduğu esnasında 3. kişilerin konteynere zarar verdikleri, zarardan davalının sorumlu olduğu, her ne kadar kar marjı da talep edilmiş ise de davalıdan ancak gerçek zararın istenebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 11.880,87 TL'nin faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-HUMK’nun 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanun ile değişik 427/2. maddesi hükmüne göre, miktar veya değeri 1.000,00 TL’yi geçmeyen taşınır mal ve alacak davalarına ilişkin nihai kararlar kesindir. Bu miktar, karar tarihi itibariyle 1.540,00 TL'dir. Davacı tarafından 13.148 TL'nin tahsili talep edilmiş, mahkemece, davanın kısmen kabulüne, 11.880,87 TL'nin tahsiline karar verilmiştir. Davada reddedilen miktar, yukarıda anılan madde hükmüne göre temyiz sınırının altında kaldığından davacı vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz isteminin HUMK'nun 432/4 üncü maddesi uyarınca REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 631,50 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, istek halinde aşağıda yazılı 131,40 TL harcın temyiz eden davacıya iadesine, 03/05/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.