MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 16. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 08/.../2011 tarih ve 2011/224-2011/85 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında 22.07.2005 tarihli yazı ile belirtilen şartlarda kurulan brokerlik sözleşmesine göre, davalının sigorta poliçeleri üzerinde yapılacak çalışma sonucu sağlanacak tasarrufun %20’sinin danışmanlık ücreti olarak ödeneceğinin kararlaştırıldığını, müvekkilince yapılan hizmet bedelinin düzenlenen faturayla davalıdan talep edildiğini, davalının aralarında sözleşme bulunmadığından bahisle ödemeden kaçındığını, ileri sürerek 5.616,08 TL'nın temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkiliyle davacı arasında bağlayıcı sözleşme bulunmadığını, taraflar arasında bir kereye mahsus sözleşme kurulduğunu, ayrıca ileride muhtemel sigorta poliçelerinin temditlerinde davacıdan fiyat istenebileceğinin bildirildiğini, yapılan hizmetin bedelinin davacıya ödendiğini, bunun dışında davacının alacağının bulunmadığını, savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılamada, taraflar arasında brokerlik sözleşmesinin kurulduğu, Yargıtay bozma ilamı kapsamında Sigorta ve Reasürans Brokerliği Yönetmenliği' nin .... maddesi ve ...' nun 22. maddesi gereği, tacirin işletmesi ile ilgili verdiği bir hizmet karşılığında uygun bir ücret talep edebileceği, davacı ticari defterlerinde bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, davalı yanca ticari defterler ibraz edilmediği, davacının kesin delil vasfın haiz olan defterlerinde davaya konu teşkil eden faturanın muhasebe usul ve esaslara göre kaydedildiği, taraflar arasında 22/07/2005 tarihli yazı ile belirtilen brokerlik sözleşmesine göre Yargıtay ilamında bahsedilen şekil ve esaslara göre bir hizmet karşılığında düzenlendiği anlaşılan fatura bedelinden dolayı davacının kendi defterlerinde davalının 5.616,08.TL alacaklı olduğu, gerekçesiyle davanın kabülüne, 5.616,08.TL'nin 30/05/2006 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, brokerlik sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece Dairemizin bozma ilamına uyulduktan sonra salt davacının tanzim ettiği faturanın kendi defterinde kayıtlı olduğu ve tamamlayıcı yeminini de eda ettiği gerekçesi ile davanın kabülüne karar verilmiştir. Ancak, uyulmasına karar verilen Dairemizin bozma ilamında, taraflar arasındaki uyuşmazlığın bulduğu teklifle sigorta şirketi ile sigorta akdinin yapılmaması halinde brokerin ücrete hak kazanıp kazanmayacağı noktasında olduğu, münhasıran brokerlik işleri ile uğraşan tacirin .... nun 22. maddesi gereğince, ticari işletmesi ile ilgili bir iş veya hizmet gördüğü takdirde münasip bir ücret isteyebileceğinin belirtilmiş olduğu ve mahkemece bu kapsamda inceleme yapılması gerektiği belirtildiği halde, taraflar arasındaki uyuşmazlığı çözümlemeden ve uyuşmazlığın ne şekilde çözümlendiği de kararda irdelenmeksizin, salt davacı defterlerine göre karar verilmesi doğru görülmemiştir. Bu nedenle mahkemece, Dairemizin ....04.2010 tarihli bozma ilamında da vurgulandığı üzere taraflar arasında brokerlik sözleşmesinin kurulduğunun kabülü ile davacının ücrete hak kazanıp kazanmadığı, kazanmış ise ne miktar ücret isteyebileceği hususlarında aralarında sigorta brokerliği alanında uzmanın da bulunduğu yeni bilirkişi heyetinden görüş alınması ile davacının vermiş olduğu hizmetin karşılığı olarak ....'nun 22. maddesi uyarınca hak ettiği münasip ücretin belirlenmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın kabülü doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 18/03/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy