MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27.01.2012 tarih ve 2002/175-2012/33 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankanın ... Şubesi müdürü olan ...'na ... Şubesi'nden 31.07.2000 tarihinde 11.000 TL, 31.08.2000 tarihinde ise ....000 TL parayı adına hesap açtırmak üzere havale ettiğini, ancak hesap açılmayıp paranın zimmete geçirildiğini, halen dava dışı banka müdürü hakkında açılan ceza davasının devam ettiğini, zarardan bankanın adam istihdam eden sıfatıyla sorumlu olduğunu ileri sürerek, ....000 TL'nin reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, banka müdürü ile davacı arasında arkadaşlık ilişkisi bulunduğunu, davacının gönderdiği havalelerde açıklama olmadığını, hiçbir imza atmadan hesap açılabileceğini düşünmenin hayatın olağan akışına aykırı bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı banka müdürünün davacının hesabında bulunan paraları zimmetine geçirdiği, bankanın adam istihdam eden sıfatıyla zarardan sorumlu, davacının da olayda % ... oranında müterafik kusuru olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 11.050 TL'nin avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
...- Ancak, dava dilekçesinde bu husustaki yani faiz nev'i ile ilgili fazlaya ilişkin hak saklı tutulmadan reeskont faizi talep edilmekle, bu yönden zımni feragat oluşmuştur. Bundan sonra ıslahla dahi olsa düşmüş bir hakkın canlandırılması mümkün değildir. Bu itibarla mahkemece 11.050 TL’nin avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE; (...) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile mahkeme kararının hüküm bölümünün 1. fıkrasında geçen "avans faizi" ibaresinin çıkartılarak yerine "reeskont faizi" ibaresi yazılmak suretiyle kararın bu şekli ile davalı yararına DÜZELTİLEREK ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 20.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.