MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 02.11.2011 tarih ve 2011/238-2011/497 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı bankanın çalışanı olduğunu, davalılardan kooperatifin çek keşidecisi, diğer davalıların ise ciranta ve hamil olduklarını, kooperatifin dava dışı banka nezdindeki hesabından keşide ettiği 6.000 TL tutarındaki çek için ödemeden men talimatı verdiğini ancak müvekkili banka çalışanının sehven bu men talimatını sistemde görmeden davalı hamile çek bedelini ödediğini, bu işlem sonrası bankanın baskısı sonucu işten çıkarılma korkusuyla müvekkilince paranın davalı kooperatif hesabına yatırıldığını ve iyiniyetli olan müvekkiline sorumluluk yüklenmesinin doğru olmadığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı olarak 6.000 TL’nin davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılardan banka ve ... vekilleri, davanın reddini istemiş, diğer davalı ciranta konumundaki şirket davaya yanıt vermemiştir.
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, ödemeden men talimatının verildiği hesabın sahibi olan davalı kooperatif (keşideci) tarafından ...'nın 711. maddesi uyarınca verilmiş olan men talimatının haklı sebeplerinin kanıtlanamadığı ve çekin keşidecisinin rızası hilafına elinden çıktığının ispat edilmediği, bu durumda davalı hamil ...'ün bu çek bedelini tahsil etmiş olması nedeniyle sebepsiz zenginleştiğinden bahsetmenin mümkün olmadığı gerekçesiyle davalı ... yönünden açılan davanın reddine, davalı ... ve Set İnş. Otomotiv Tur. San. Tic. Ltd Şti. yönünden bozma öncesi verilen karar onanarak kesinleşmiş olduğundan, bu davalılar yönünden yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 03,... TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, ....03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy