MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28.12.2011 tarih ve 2010/126-2011/648 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin ortağı olduğunu, 2006-2007 faaliyet döneminde ayrılmasına karar verilen yedek akçelerin ve 2008 yılı faaliyet döneminde elde edilen kar paylarının muacceliyet tarihinden itibaren işlemiş ve işleyecek avans faiziyle birlikte tahsili istemine ilişkin olarak başlatılan icra takibine itiraz üzerine takibin durduğunu belirterek itirazın iptaline, takibin devamına, davalının kötü niyetli itirazı nedeniyle % 40 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının haklı nedenlerle ortaklıktan çıkartılmasına ilişkin olarak dava açıldığını, bu davanın sonucunun beklenmesinin gerektiğini belirterek davanın reddini, %40 kötüniyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Mahkemece, yapılan yargılama sonunda iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı şirket ortağının payına düşen kar payını şirketten talep etme ve dava etme hakkı bulunduğu, 2006-2007 yılı için davacının talep edebileceği alacağın 51.130,39 TL, 2008 yılı için 111.111,11 TL olduğu, davalının kar payını ödediğine ilişkin her hangi bir belgede ibraz etmediği, alacağın likit olması karşısından itiraz nedeniyle icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği, ortaklıktan çıkartılmaya ilişkin verilen kararın ancak kesinleşmesi halinde hüküm ifade edebileceği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 8.903,30 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 19.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy