MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... . Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 09.09.2011 tarih ve 2010/434-2011/593 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin, ... A.Ş. ... Şubesi'nden verilen ve keşidecisi ... Gıda ve Tekstil Ltd. Şti. olan 22 adet çekin lehtarı olduğunu, bu çek yapraklarına ilişkin olarak çek yasası gereği davalı bankanın her çek yaprağı için sorumlu olduğu bedeli talep için 25.3.2010 tarihli dilekçe ve ekinde çeklerin aslını ibraz ederek davalı banka şubesine başvurduklarını, ancak davalı bankanın söz konusu çeklerde keşidecinin ödemeden men talimatı olması sebebiyle çeklerin karşılıksız çek işlemi görmediğini, bu sebeple ödeme yapamadıklarından bahisle taleplerini reddettiğini, keşidecinin ödemeden men talimatı vermesinin davalı bankanın çek yapraklarına ilişkin sorumlu olduğu yasal miktarı ödemesini engellemediğini ileri sürerek 9.345 TL çek yaprak bedelinin, talep tarihi olan 25.3.2010 tarihinden itibaren 5941 sayılı çek yasasının 7/B maddesi gereği her geçen gün için %0,3 gecikme cezası ile davalı bankadan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davaya konu çeklere ilişkin banka müşterisi çek keşidecisi tarafından çeklerin rızası hilafına elinden çıktığı iddiası ile ödemeden men talimatlarının verildiğini, bahse konu çeklerin eski basım olduğunu ve 14.12.2009 tarihli ve 5941 sayılı Çek Kanunu'nun yürürlüğe girmesinden çok önce verildiğini, ödemeden men talimatı uyarınca işleme alınmayan çeklerden dolayı 3167 sayılı yasa gereği herhangi bir sorumluluklarının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, dava tarihinde yürürlükte bulunan 3167 Sayılı Kanun'un 10. maddesinde bankaların ödeme sorumluluğunun çeklerin takas odaları aracılığı ile ibrazı halinde ortadan kalkacağının düzenlendiği, dava konusu çeklerden 20 adedi bakımından söz konusu çekler takas odası aracılığı ile ödeme için ibraz edildiğinden bankanın ödeme sorumluluğunun olmadığı, diğer çekler yönünden de keşidecinin ödemeden men talimatı vermiş olması nedeniyle bu çekler bakımından da karşılıksızlık işlemi yapılmadığı için davalı bankanın çeklerden dolayı herhangi bir ödeme sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, karşılıksız çeklerde bankaca ödenmesi zorunlu olan miktarın tahsili istemine ilişkin alacak davası olup, dava konusu çeklerin yasal süresi içerisinde ibraz edildiği ve keşidecinin ödemeden men talimatı nedeniyle ödenmediği konusunda taraflar arasında bir ihtilaf bulunmamaktadır.
3167 sayılı Kanun'un 3/1. maddesi gereğince muhatap bankanın her çek yaprağı için belirli bir miktarı ödeme yükümlülüğü bulunmaktadır. Bankanın verdiği çek yaprağından sorumlu tutulabilmesi için çekin zorunlu unsurları ihtiva etmesi ve süresinde muhatap bankaya ibraz edilmesi gerekir. Somut olayda çeklerin bir kısmı muhatap bankaya değil takas odasına ibraz edilmiş ise de, bilahare davacı tarafından çeklerin tamamı davalı bankaya ibraz edilmesine rağmen davalı ödemekle yükümlü olduğu miktarı ödememiştir. Bu durumda mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddi doğru görülmemiş hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün yukarıda yazılı nedenle davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 01.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy