MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 05/.../2011 tarih ve 2009/320-2011/463 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı Bankada USD hesabının bulunduğunu, 02.01.2004 tarihi itibariyle faizli bakiyesinin 88.707,00 USD olduğunu, bir davalı çalışanının hesaptaki parayı çektiğini, davalının istihdam eden ve güven kurumu olması sebebiyle sorumluluğunun bulunduğunu ileri sürerek 88.707,00 USD'nin 02.01.2004 tarihinden itibaren işleyecek mevduat cüzdanında yazılı olan faiz oranı ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının elindeki kayıtların sahte olduğunu, döviz mevduat hesabında yatırılan paranın 78.934,27 USD'ye ulaşıp 02.01.2004 tarihinde 78.934,00 USD olarak çekildiğini, Banka çalışanı tarafından imzalanan evrakta ileri sürülen hususların Bankalarını bağlamadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, bozma kararında temyiz istemleri reddedilen hususların usuli kazanılmış hak oluşturduğu, paranın iadesinde davalının sorumlu olacağı gerekçesiyle davalı Bankanın, davacı adına açılan mevduat hesabına davacının parasını bankadan talep ettiği 02.01.2004 tarihe kadar, bu tür hesaplara uyguladığı emsal faiz oranı üzerinden hesap yapılması suretiyle bulunan 78.326,60 USD'nin 3095 sayılı Kanunun 4/a maddesi uyarınca Devlet Bankalarının Amerikan Doları cinsinden 1 yıl vadeli döviz hesabına uyguladıkları en yüksek faiz oranı (dava dilekçesinde talep edilen % ...,5 faiz oranı aşılmamak kaydı ile) uygulanmak suretiyle fiili ödeme günündeki T.C Merkez Bankası efektif satış kuru üzerinden hesaplanacak TL karşılığının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 5.992,80 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, .../03/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy