(2004 S. K. m. 257)
Dava ve Karar: Taraflar arasında görülen davada Sinop Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 05.12.2011 tarih ve 2011/281 - 2011/136 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi alacaklı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi İhsan Akgül tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
İhtiyati haciz isteyen alacaklı vekili, karşı tarafın müvekkilinden kredi kullandığını, hesap kat ihtarının tebliğ edilmesine rağmen kredi borcunun ödenmediğini ileri sürerek, 3.925,13 TL için ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına göre, ihtiyati hacze konu alacak için icra takibine başlandığı ve borçlunun mal kaçırma girişimde bulunduğuna ilişkin bir delilin olmadığı gerekçesiyle, ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, alacaklı vekili temyiz etmiştir.
İstem, ihtiyati haciz kararı verilmesine ilişkindir.
İ.İ.K.nun ihtiyati haciz şartlarını düzenleyen 257. maddesinde, vadesi gelmiş ve rehinle temin edilmemiş para bir borcunun alacaklısının borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceği düzenlenmiştir. Somut olayda, alacaklı banka tarafından borçluya hesap kat ihtarı tebliğ edilmiş, borcun ödenmemesi üzerine icra takibine başlanmıştır. Alacaklının, alacağı karşılamak amacıyla dava ve takip yollarına başvurmadan önce borçlu hakkında ihtiyati haciz kararı istemesi yasal olarak mümkün bulunduğundan, alacaklının icra takibine geçmiş olması ihtiyati haciz kararı almasına engel değildir. İhtiyati haciz kurumu, mahkeme kararı ile borçlunun mallarına önceden geçici olarak el konulmak suretiyle bir para alacağının ödenmesini güvence altına almaya yönelik olduğundan, yapılan icra takibi itiraza uğrayarak borçlu tarafından durdurulmuş olsa da, bu durum icra dairesinin alınan ihtiyati haciz kararını uygulamasını engellemez, bu nedenlerle ihtiyati haciz kararı alınmasında icra takibine geçilmiş olsa da, alacaklının hukuki yararı mevcuttur.
O halde mahkemece, sadece yasal şartlar yönünden inceleme yapılarak ihtiyati haciz istemi hakkında bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile ihtiyati haciz isteminin reddi doğru görülmemiş olup, kararın alacaklı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın alacaklı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 09.02.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy