MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... . Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 27/12/2011 tarih ve 2010/451-2011/643 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirket ile personel taşıma sözleşmesi imzaladığını ancak davalı tarafça sözleşmenin 7.6 maddesindeki teknik şartın yerine getirilmediği gerekçesiyle haksız olarak sözleşmenin feshedildiğini, müvekkilinin başkaca firmalar ile taşıma sözleşmesi yapmaktan mahrum kaldığını ileri sürerek haksız fesih nedeniyle 66.880,00 TL menfi zararın fesih tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin 7.6 maddesine göre davacının ... Belediye Başkanlığından alınması gerekli olan müşteri servis aracı güzergah izin belgesini alamadığı, uyarıya rağmen de bu belgeyi temin edemediği, müvekkilinin hukuki olarak zor durumda kalmamak için yine sözleşme hükümleri doğrultusunda fesih hakkını kullandığını savunarak davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca taraflar arasındaki sözleşme kapsamında müşteri ve personel taşıma işinin 10.5.2010 tarihinde başlayacağı, buna rağmen davacının fesih tarihi olan 8.6.2010 tarihine kadar geçen süre içinde mevzuat gereğince gerekli ve kendisi tarafından alınması gereken servis güzergah izin belgesini alamadığı, bu belgenin temin edilememesinde davalıya herhangi bir sorumluluk yüklenemeyeceği, bu durumda davalının sözleşmenin 11/2 maddesinde öngörülen şekilde sözleşmeden doğan fesih hakkını kullanmasında hukuka ayrılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişitir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 03,15 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 01.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy