MAHKEMESİ:TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 14. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 16.02.2012 tarih ve 2011/349-2012/... sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili banka ile dava dışı Boyalı Bilişim İletişim Elektronik İnş....Ltd. Şti.arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığını, davalıların 20.00 TL limitle sözleşmenin müşterek borçlu ve müteselsil kefili olduklarını, kredinin ödenmemesi üzerine hesap kat edilerek asıl borçlu ve davalı kefiller hakkında ayrı ayrı takip başlatıldığını, ancak davalılar hakkındaki takibin davalıların itirazı ile durduğunu, itirazın kaldırılması için açılan davanın ise kat ihtarı tebliğ olunmadığı gerekçesiyle reddedildiğini ve kararın Yargıtay tarafından onandığını, davalıların kefil oldukları tutar kadar borçtan, gecikme faizi ve fer'ilerinden sorumlu olduklarını ileri sürerek, 20.000 TL'nin ödeme emrinin tebliğ tarihi olan 22.07.2008 tarihinden itibaren işleyecek %80 faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar davaya cevap vermemişlerdir.
Mahkemece, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına dayanılarak, davanın kabulüne, davalıların takibe yaptıkları itirazın iptali ile 20.000 TL alacağın takip tarihi olan ....07.2008 tarihinden itibaren %80 temerrüt faizi ve %5 BSMV uygulanmak suretiyle davalılardan tahsili için takibin devamına karar verilmiştir.
Kararı, davalılar temyiz etmiştir.
1- Dava, kredi alacağının tahsiline ilişkin olup, mahkemece itirazın iptaline karar verilmiştir.
HMK'nun 297 vd. (HUMK'nun 388 vd.) maddelerinde hükmün nasıl tesis edileceği ve sonrasında gerekçeli kararın nasıl yazılacağı etraflıca düzenlenmiştir. Yargılamanın açık bir şekilde yapılması ve tesis edilen hükmün açıkça belirtilmesi esastır. Bu nedenle hükmün açık, anlaşılır, infaz edilebilir şekilde tesis edilmesi ve sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun olması ve ayrıca gerekçenin de hüküm fıkrasına uygun olması gerekmektedir. Bu itibarla somut uyuşmazlıkta dava alacak davası olarak açıldığı, mahkemece de gerekçe kısmında bu şekilde özetlendiği halde, hüküm fıkrasında itirazın iptaline karar verilmiş olması doğru görülmemiş, kararın reesen bozulması gerekmiştir.
...- Bozma sebep ve şekline göre davalıların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, (...) nolu bentte yazan nedenlerle davalıların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz eden davalılara iadesine, 27.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.