MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... . Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 21/12/2011 tarih ve 2009/147-2011/460 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin vasisi olduğu davacının ... Tar. Mak. San. Tic. A.Ş, adlı şirketin en yüksek hisseye sahip kurucu ortaklarından olduğunu, vesayet altına alındığını, 2002 yılında geçirdiği beyin ameliyatı sonrasında sağlık problemlerinin başlamasıyla birlikte davalı şirketten ve yönetiminden uzaklaştırıldığını, kardeşleri olan diğer davalıların şirketin gelirlerinden davacıya hiçbir ödeme yapmadıklarını, şirketin gelir ve giderlerini de incelemesine müsaade etmediklerini, şirketin borçları sebep gösterilerek davalılar tarafından birçok şirket gayrimenkulunun satıldığını ve gayrimenkul satışlarından davacıya para verilmediğini, özellikle 2006 yılından itibaren yönetim kurulunun basiretsiz yönetim tarzı nedeniyle davalı şirketin maddi zararlara uğradığını, pazarını kaybettiğini, kredi alamaz hale geldiğini, bu nedenle şirket mal varlıklarının satıldığını, 2006 yılından itibaren şirket yönetim kurulunun toplanmadığını, bu nedenle pay sahibi olan davacının şirketin kar ve zarar durumu, bilançosu ile faaliyet raporları hakkında bilgi sahibi olmasının imkansız hale geldiğini, davalılardan genel kurulun toplanmasını talep ettiği halde kabul edilmediğini, bunun üzerine şirket denetçisine ...'nun 363/1 maddesi uyarınca açıklama yapması için ihtarname çekildiğini, yine yönetim kuruluna ihtarname çekilerek şüpheli görülen hususlara ilişkin şirketin tüm ticari defterleri ile diğer belgelerinin incelenmesi konusunda ...'nun 363/2 maddesi uyarınca izin istendiğini, ancak ihtarnama ve taleplerin sonuçsuz kaldığını, bu şekilde davacının bilgi alma haklarının kısıtlandığını ileri sürerek, ...'nun 363/2 maddesi uyarınca şirketin tüm ticari defterleri ile diğer defter ve belgelerin incelenmesi yönünde izin verilmesini, 50.000,00 TL manevi tazminatın tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının taleplerinin ...'nun 363/3. madesinde düzenlenen bilgi alma hakkının ihlali kapsamında olmadığını, ...'nun 363/2. maddesinde şirket pay sahibinin şirket defterleri inceleme talebinin genel kurul izni yahut yönetim kurulu kararı ile mümkün olduğunun belirtildiğini, yönetim kurulunun pay sahibinin talebi üzerine şirket defterlerini inceletme yükümlülüğü olmadığını, pay sahibinin delil tespiti yoluyla şirket defterleri üzerinde inceleme yapılmasını talep etme hakkı bulunduğundan tespit davası açmakta hukuki yararının olmadığını, manevi tazminat talebinin hiç bir hukuki dayanağı bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının taleplerine, noter ihtarnamelerine ve delil tespiti istemine rağmen, davalı şirket defterlerinin şirkette pay sahibi olan davacının bilgisine sunulmadığı, davacının bilgi alma hakkının kısıtlandığı, bu durumda ancak maddi zararının oluşabileceği, manevi zararın oluşmadığı gerekçesiyle, şirket kayıt ve defterleri yargılama sırasında bilirkişiler tarafından incelendiğinden ve kayıtlar açıklığa kavuşturulduğundan şirketin tüm ticari defterleri ile diğer belgelerinin davacı tarafından incelenmesi yönündeki talebe ilişkin olarak karar verilmesine yer olmadığına, manevi tazminat talebinin reddine, davalı şirket adına kayıtlı taşınmazların 3. kişilere devir ve temliki ile yeni yükümlülük tesisinin önlenmesi için konulan ihtiyati tedbir kararının karar kesinleşinceye kadar devamına karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, taraf vekilleri vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, taraf vekilleri bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 03,15 TL temyiz ilam harcının temyiz eden taraflardan ayrı ayrı alınmasına, 02.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy