MAHKEMESİ:TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 13/03/2012 tarih ve 2011/91-2012/130 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı ile borcu üstlenen ... vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 15.01.2013 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı banka çalışanlarının yönlendirmesiyle “...” hesabı açtırdığını, 21.12.1999 tarihinde ... tarafından davalı bankaya el konulduğunu ve banka yöneticilerinin dolandırıcılık suçundan cezalandırıldıklarını, müvekkilinin parasının ödenmediğini ve psikolojisinin bozulduğunu, ’nin aleyhine ... İcra Müdürlüğü'ne başvurarak yapılan icra takibinde aciz vesikası verildiğini, diğer bazı mağdurların ...’ta açtıkları alacak davaları sonunda verilen kararların icra takibine konulması sonunda bankanın hiçbir mal varlığı bulunmadığının anlaşıldığını ileri sürerek, toplam 52.000 TL alacağın 30.11.1999 tarihinden itibaren ticari, 5.000 TL manevi tazminatın 30.11.1999 tarihinden itibaren yasal faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili ile ’nin ayrı tüzel kişilikler olduğunu, müvekkili bankanın davacının talebi doğrultusunda sadece havale talimatını gerçekleştirdiğini, haksız fiil iddiasına dayanan talebin zamanaşımına uğradığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalı banka sahip ve yöneticilerinin aralarında davacının da bulunduğu müşterilere ... şirketine yöneltmek suretiyle dolandırdıkları, paraların davalı bankanın merkez şubesine açtığı hesaba aktarıldığı, paranın burada kaldığı, alacak isteminin haklı olduğu, mevduat işleminden kaynaklanan uyuşmazlığın 10 yıllık zamanaşımına tabi bulunduğu, bu sürenin dolmadığı, manevi tazminat koşullarının bulunmadığı gerekçesiyle 52.000 TL’nin 30.11.1999 tarihinden itibaren avans faiziyle tahsiline, diğer istemlerin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı ile borcu üstlenen ... vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmaması ile taraflar arasında akdi ilişki olmadığından BK’nun 125 nci maddesine dayalı olarak zamanaşımı def’ine karar verilmesi yerinde değil ise de davalının sorumluluğunun BK’nun 41, 55 ve TTK’nun 336 ncı maddelerinden kaynaklanmasına ve davacının zararını ... bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren zamanaşımı süresinin başlaması nedeniyle davalı ile borcu üstlenen vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı ile borcu üstlenen vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, takdir olunan 990,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalı taraf harçdan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, 15.01.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.