MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Geyve Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 21.03.2012 tarih ve 2009/103-2012/165 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 17.12.2013 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı vekili Av.... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline ait ayva bahçelerinin davalı tarafından sigorta örtüsüne alındığını, teminat kapsamında don hasarına maruz kalmasına rağmen tazminat ödenmediğini ileri sürerek, 42.000 TL'nin hasar tarihinden itibaren yasal faiziyle karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, hasarın çeçeklenme evresinde meydana geldiğini, rizikonun teminat dışında bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, don rizikosunun ayva ağacının çiçeklenme döneminde ve bunların meyve bağlama döneminde, temyiz kapsamına eklenerek meydena geldiği, gerçek zararın belirlendiği, müşterek sigortanın dikkate alındığı, davalının ihbardan 8 gün sonra temerrüde düştüğü gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 17.414,81 TL'nin 05.05.2007 tarihinden itibaren yasal faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, bitkisel ürün sigorta poliçesine dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Dava konusu uyuşmazlığın dayanağını oluşturan sigorta poliçesinde 1095 sayılı Tarım Kredi Kooperatifi "Dain ve Mürtehin" olarak gösterilmiştir. Bu durumda, Tarım Kredi Kooperatifi'nin rehin hakkı bulunduğundan, sigortadan tazminat talep etme hakkı da öncelikle ona ait olup, sigortalı ancak lehine rehin verilen alacaklının açık muvafakatini almak şartıyla ve kendi menfaati de zedelendiği takdirde tazminat isteme hakkına sahip olur.
Buna göre mahkemece, asıl dava ve talep hakkına sahip dava dışı Kooperatiften alınmış, açılan davaya muvafakat veya icazetleri olduğuna dair gerekli belgeyi sunması için davacı tarafa süre verilmesi ve bu usulü eksiklik tamamlandığı takdirde işin esasına girilmesi gerekirken, davacının aktif taraf sıfatının (husumet) varlığına ilişkin olan ve mahkemece re’sen göz önünde bulundurulması gereken bu yön üzerinde durulmadan yazılı şekilde uyuşmazlığın esasına girilerek ve anılan poliçeye dayalı bir şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek olmadığına, takdir olunan 990,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 17.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy