(556 S. KHK m. 9, 61)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Menemen Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 03/02/2012 tarih ve 2011/1036-2012/53 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davalı vekili, müvekkili tarafından yaptırılan totem üzerindeki markanın bulunduğu levhanın çıkarılarak, yerine davalı marka ve reklamının asıldığını ileri sürerek, davalının Proline marka reklamını içeren levhanın kaldırılarak, Yıldızpen markasını taşıyan levhanın yerine aynen iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, husumet, görev ve işbölümü yanında davacının hukuki yararının da bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, dava konusu uyuşmazlığın 556 sayılı KHK kapsamında bulunduğu, davanın Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesinde görülmesi gerektiği gerekçesiyle davanın bu mahkemede görülmesi için, mahkemenin görevsizliği nedeniyle dava dilekçesinin reddine, dosyanın karar kesinleştiğinde İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacıya ait totemin üzerindeki davalının Proline markasını içeren levhanın kaldırılarak yerine davacıya ait Yıldızpen markasını taşıyan levhanın asılması istemine ilişkindir. Mahkemece, davada 556 sayılı KHK'nınr uygulanacağı gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.
556 sayılı KHK'nın 61. maddesi, marka haklarına tecavüz sayılan eylemleri saymış, KHK'nın 9. maddesi ise, haksız kullanım biçimlerini göstermiştir. Ancak marka hakkına tecavüz halleri 556 sayılı KHK'de sınırlayıcı olarak düzenlenmediği için, markanın sayılan örneklere benzer şekilde ekonomik amaçla ve marka işlevine uygun olarak üçüncü kişi tarafından market sahibinin izni olmaksızın kullanılması halinde marka hakkına tecavüzden sözetmek gerekir.
Bu açıklamadan sonra somut olaya gelindiğinde, sorunun üzerine reklam asılan totemin kime ait olduğu ve kim tarafından kullanılacağı noktasında toplandığı anlaşılmaktadır. Bu uyuşmazlığın 556 sayılı KHK'de düzenlenmediği, böylece dava konusu uyuşmazlığın çözümünde 556 sayılı KHK'nın tartışılması olanağı bulunmadığı açıktır. Sorunun çözümünde genel nitelikteki TTK, BK, MK'nun hükümlerinin uygulanması gerekeceğinden görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesidir. Mahkemece anılan hususlar gözden kaçırılarak uyuşmazlığın 556 sayılı KHK'de düzenlenen marka hakkına tecavüze ilişkin olduğu ve bu nedenle Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu gerekçesi ile görevsizlik kararı verilmesi doğru görülmemiş kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 06.06.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy